Robot olmadığınızı kanıtlayın: 6   +   4   =  

Tasarımcı değilseniz bile muhtemelen “Biçim, işlevi takip eder.” sözünü duymuşsunuzdur. 1920-1930 Almanya’sındaki en parlak günlerinden bu yana etkisini sürdüren Bauhaus Okulu’ndan çıkan en heyecan verici ve genellikle az bilinen yazı karakterleri, arşivlerdeki orijinal tipografi eskizleri ve harf örneklerinden yararlanılarak güncel dijital yazı karakterlerine dönüştürülüyor.

Proje, Adobe ürünlerinde geçmişten gelen tasarım mücevherlerini yeniden canlandıran Hidden Treasures (Saklı Hazineler) adlı inisiyatife ait. Daha önce Photoshop’ta kullanılmak üzere Edvard Munch’un kullandığı fırçaları yeniden yaratan inisiyatifin ikinci projesi için uzman font tasarımcısı Erik Spiekermann’ın rehberliğinde beş tasarım öğrencisi, beş ayrı font tasarlamak için Bauhaus arşivleri üzerinde çalışıyor. Proje tamamlandığında Adobe Typekit kullanıcılarına sunulacak yazı tiplerinden iki tanesi hâlihazırda kullanılabilir durumda. Bunlardan biri, 1923’teki Bauhaus Sergisi için yapılan ünlü posteri tasarlayan Joost Schmidt’ten, diğeri de dekor tasarımı dersleri veren Xanti Schawinskyden esinlenilerek yaratıldı.

Joost Schmidt

Joost Schmidt

Joost Schmidt’in posterinden esinlenerek yaratılan Joschmi yazı karakteri belki de en zorlayıcı olanıydı. Blok kalıp görünümlü harfler, Brezilyalı tasarımcı Flavia Zimbardi’nin Bauhaus arşivlerinde bulduğu 6 küçük harften oluşturuldu. Alfabenin geri kalanı ve noktalama işaretleri sadece bu 6 harf baz alınarak tasarlandı. Bunu yapmak için Schmidt’in orijinal harfleri çizmekte kullandığı ızgara yeniden oluşturularak yeni harfler metodik olarak eklendi.

Xanti Schawinsky

Joost Schmidt

Xants yazı karakteri için de İsviçreli tasarımcı Luca Pellegrini, Xanti Schawinsky’ye ait 1932 tarihli bir alfabeyi kullandı ve kayıp glif’leri yeniden tasarladı. Schawinsky de diğer Bauhaus tasarımcıları gibi disiplinlerarası bilgilere sahipti. Resim, mimari, fotoğraf, grafik tasarım, müzik ve sahne tasarımı gibi alanlarla ilgilendi. Ortaya çıkan yazı karakteri kalıp bir görünüme sahip Joschmiden biraz daha kıvrak bir havaya sahip.

Carl Marx, Alfred Arndt ve Reingold Rossigden esinlenilerek tasarlanacak diğer yazı tipleri de tamamlandığında toplamda beş yazı tipi olacak. Bugün, retro görünen bu fontları hala güncel tasarımlarda hayal etmek çok kolay. Bu kayıp formların yeniden hayata döndürülmesi, yaklaşık yüzyıl sonra Bauhaus mirasının önemine işaret ediyor. Eskiden olduğu gibi, tasarım iletişim için hayati bir araç olmayı sürdürüyor.

Tasarımlar tamamlandığında toplamda beş yazı tipi, Creative Cloud üyelerinin kullanımına hazır olacak. Projeyi buradan takip edebilirsiniz.

* Bu yazı, Selin Pervan tarafından Katharine Schwab’ın FastCoDesign’da yayımlanan makalesinden çevrilmiştir.