İspanyol Nezlesi: Yüzyıl öncesinin maskeleri

Kızıl Haç birlikleri görevde. St. Louis, Missouri, 1918. Fotoğraf: National Archives.
Kızıl Haç birlikleri görevde. St. Louis, Missouri, 1918. Fotoğraf: National Archives.

H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türünün yol açtığı grip salgını olan İspanyol Nezlesi*, dünya genelinde 500 milyondan fazla kişiye bulaşarak 15 ayda 50 milyondan fazla insanın ölümüne neden olmuştu. 1918 yılında ortaya çıkan hastalığın bütünüyle kontrol altına alınması ise iki yıl sürmüştü.

İspanyol Nezlesi ilk kez ABD’de ortaya çıktı, I. Dünya Savaşı muharebelerinin devam ettiği Fransa, İngiltere, İtalya’da ve (savaşa girmese de) İspanya’da hızla yayıldı. İlk dalga olarak nitelendirilen bu dönemde, hastalığın belirtileri hafif olduğu gibi öldürücülük oranı da normal mevsim griplerinden pek farklı değildi. Muhtemelen bu yüzden hiçbir ülkede ciddi önlemler alınmamıştı. Ne var ki, Ağustos 1918’de salgının ikinci dalgası ölümcül oldu. Hastalık ABD, Avrupa ve Afrika limanlarının ardından Avrupa içindeki askeri hareketlilikler nedeniyle yeniden hızla yayıldı. Altı hafta süren ikinci dalga neredeyse bütün dünyayı etkisi altına almış, ölüm oranlarının yükselmesi de birçok ülkede karantina, hijyen ve izleme önlemlerinin alınmasını beraberinde getirmişti

Aralık 1918’de dünyanın hemen hemen tamamında grip salgını durdurulmuş gibi görünüyordu, ancak Avustralya güney yarımkürede yaz mevsimi sürerken karantina önlemlerini kaldırınca salgın yeniden canlandı ve dünyaya yayıldı. Ocak 1919’da savaş sonrası görüşmelerin sürdürüldüğü New York ve Paris kentleri yeniden salgınla boğuşmaya başladı. Üçüncü dalgada daha az sayıda kişi hastalansa da, hastalığın aynı derecede ölümcü olduğu gözlemlenmişti. Mayıs 1919’da tam pandeminin son bulduğu ilan edilmişken, önlemlerin gevşemesiyle birlikte Japonya’da salgın yeniden baş gösterdi ve 1920 yılına kadar sürdü.

İspanyol Nezlesi de korona virüsü gibi farklı yaş gruplarını farklı etkiliyordu ama en ölümcül etkileri çocuklar ve yaşlılar üzerinde görülmüştü. Savaş zamanı birçok ülkede hükümetlerin ölüm ve vaka sayılarını açıklamayı reddetmesi nedeniyle hastalığın yaygınlığı ve öldürücülüğünün boyutları tam olarak anlaşılamadı. İspanyol Gribi’ne bir virüsün yol açtığı bile tam olarak 1930’da tanımlanabildi ve ilk virüsün laboratuvar ortamında ayrıştırılabilmesi 1933 yılını buldu.

İnsanlık tarihinin bilinen en büyük salgınlarından biri olarak anılan İspanyol Nezlesi’nin ölçeği, etkisi ve niteliği artık yaşadığımız çağı tanımlayan COVID-19 pandemisinden oldukça farklıydı. Ancak insanlar hastalığın bulaşmasını engellemek için maske kullanmaya daha erken ve hızlı uyum sağlamışlardı. Bazı maskeler o günün şartlarında doğru malzemeyle üretilmemiş veya doğru kullanılmamış olsa da, birçoğu burun ve ağız yoluyla yayılan damlacıkları engellemişti. Aşağıda fotoğraf kareleri yüz yıl önce insanların kendilerini ve başkalarını nasıl korumaya çalıştığını belgeliyor.

Ohio eyaletinin Cincinnati kentinde bir berber dükkanı. Fotoğraf: National Archives.
Ohio eyaletinin Cincinnati kentinde bir berber dükkanı. Fotoğraf: National Archives.
Hemşireler. Chippendale, Avustralya. Nisan 1919. Fotoğraf: NSW State Archives, Tara Majoor.
Hemşireler. Chippendale, Avustralya. Nisan 1919. Fotoğraf: NSW State Archives, Tara Majoor.
Japon öğrenciler okul yolunda, 1919. Fotoğraf: Bettmann Archive, Getty Images.
Japon öğrenciler okul yolunda, 1919. Fotoğraf: Bettmann Archive, Getty Images.
Seattle, ABD. 1919. Fotoğraf: National Archives, Library of Congress, The Crowley Company, AP.
Seattle, ABD. 1919. Fotoğraf: National Archives, Library of Congress, The Crowley Company, AP.
Walter Reed Hospital. Washington, 1918. Fotoğraf: Harris & Ewing, Library of Congress, AP.
Walter Reed Hospital. Washington, 1918. Fotoğraf: Harris & Ewing, Library of Congress, AP.
Açık havada bir berber dükkanı. Berkeley, California, 1919. Fotoğraf: National Archives.
Açık havada bir berber dükkanı. Berkeley, California, 1919. Fotoğraf: National Archives.

*“İspanyol Gribi” olarak da anılan hastalık, dönemin İstanbul gazetelerinde “İspanyol Nezlesi” olarak adlandırıldığı için bu isim tercih edilmiştir. 


Kaynaklar: BBC Türkçe, The Atlantic

Muhabbetimiz daim olsun...

Related Posts
Total
1
Share