Robot olmadığınızı kanıtlayın: 0   +   3   =  

Andrey Zvyagintsev’in filmi Leviathan Cannes Film Festivali’nde “En İyi Senaryo”, Altın Küre Ödülleri’nde de “En İyi Yabancı Film” ödüllerini aldı ve Rusya’nın Oscar adayı oldu. Ancak bütün bunlar Rusya’da filme yönelik tepkileri dindirmeye yetmedi.

Kolya adındaki bir adamın, evini satın almak isteyen belediye başkanına karşı giriştiği mücadeleyi anlatırken bürokrasi ve kilisenin çürümüşlüğünü gözler önüne seren film, Rusya’daki yetkililerin de saldırısına uğradı. Rus Komünist Partisi lideri Gennady Zyuganov, filmin günümüz politik ikliminde “anti-milli” kabul edilmesi gerektiğini belirirken Liberal Demokratik Parti’den Mikhail Degtyarev filmi “Rusofobik” olmakla suçladı ve gücünün herhangi bir Amerikan nükleer bombasından daha fazla olduğunu ifade etti. Rusya Federasyonu Denetim Konseyi (Civic Chamber of the Russian Federation) üyesi Sergey Markov, Rusların hayatını bu şekilde yansıttığı için Zvyaginstev’in Kızıl Meydan’a çıkarak bütün ulustan af dilemesi gerektiğini; St. Petersburg parlamento üyesi VitalyMilonov, Rusya tarihine, geleneklerine ve kültürüne leke süren bu filmin kabul edilemeyeceğini; Kremlin yanlısı Hristiyan aktivist Kirill Forolov ise Kültür Bakanlığı’nın, “şeytani” Leviathan’ın Rusya sinemalarında gösterilmesine engel olması gerektiğini söyledi. Rusya’nın Samara bölgesinden bir grup, Kültür Bakanlığı’na bir yazı yazarak filmde Ortodoks rahip rolündeki Valeriy Grishko’nun Samara Tiyatrosu’ndaki idari görevinden alınmasını talep etti.

Filmin başında, bakanlığın maddi desteği nedeniyle “Rusya Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle” yazısı görünüyor; ama Kültür Bakanı Vladimir Medinsky filmin karakterlerinin, her ne kadar litrelerce votka içip sürekli küfür ederek Rusları taklit etmeye çalışsalar da, yeterince Rus olmadıklarını, tanıdığı hiçbir Rus’a (kendisi, iş arkadaşları, arkadaşları, hatta arkadaşlarının arkadaşları) benzemediklerini söylüyor. Buna rağmen film, Oscar’a aday olması için gerekli şartları sağlaması adına geçtiğimiz yıl St. Petersburg’daki bir sinemada iki hafta vizyonda kaldı. Şubat ayında ülke çapında vizyona girmesi planlanan Leviathan’ın, Rusya’da yakın zamanda çıkan sinema ve tiyatrolarda dine hakareti (blasphemy) yasaklayan yasaya göre sansüre uğraması bekleniyor. Zvyagintsev bunu “üzerine düzgünce düşünülmemiş aptalca bir kural” olarak nitelendirmişti.

Bu Zvyaginstev ile Medinsky’nin bu film yüzünden karşı karşıya geldikleri ilk olay da değildi. Geçen yıl Medinsky’nin Leviathan’ı sevmediğini açıkça söylemesi ve yeni düzenlemelerin sadece “vatansever” filmlerin fon alacağına işaret etmesi üzerine Zvyaginstev bunu “biz çiçeklerin büyümesine karşı değiliz; ama sadece beğendiğimiz çiçekleri sularız” demeye benzetmiş ve bu durumu anayasa ile ifade özgürlüğüne doğrudan bir müdahale kabul ettiğini, sanatın üzerine kuralların dayatılamayacağını, devlet yardımının tüm katılımcılara eşit olarak dağıtılması gerektiğini söylemişti.

Leviathan’ın bir yerinde karakterler atış talimi yapmak üzere dağlara gidiyor ve birkaç şişeye ateş ettikten sonra Kolya’nın arkadaşlarından biri “elimde vurabileceğimiz daha iyi şeyler var” diyerek çerçeveletilmiş fotoğraflar gösteriyor. Boris Yeltsin’in fotoğrafını gören Kolya, “daha güncel biri var mı?” diye sorduğunda gülmeye başlıyorlar. Kolya’nın arkadaşının elinde olup olmadığına dair bir cevap alamıyoruz ama Vladimir Putin portresini her haliyle yozlaşmış bir lider olarak betimlenen belediye başkanının odasına asılmış halde görüyoruz.

Rusya yapımı bir filmin en son Altın Küre kazandığı yılın 1969 (Harp ve Sulh), Oscar kazandığı yılın ise 1994 (Güneş Yanığı) olması da Rusya’daki tepkileri bitirecek gibi görünmüyor. İleride Zvyagintsev’in bu “varoluşsal umutsuzluğu”na yer vermediği filmler çekmesini umduğunu ifade eden Medinsky’nin Rus edebiyatından ne anladığını belirlemek mümkün değil, o yüzden “uluslararası başarı kazanmak için Rusya’nın imajını lekelemek” ile suçladığı Leviathan’ın bu açıdan Susuz Yaz’a benzediğini söylemekle yetinelim.