28 Mart 1989’da Manhattan şehir merkezinde dolaşıyor olsaydınız, Keith Haring’i alametifarikası olan gözlükleri ve üzerinde kırmızı bir kalp olan tişörtüyle Belediye Sarayı’na doğru yürürken görebilirdiniz. Fakat boyaları veya tebeşirleriyle değil, o zamana kadarki en büyük AIDS hasta hakları gösterisinde taşıdığı el yapımı pankartla.

Keith Haring, sanat ve aktivizmin ayrılmaz olduğunu düşünen sanatçılardan biriydi. Honoré Daumier, John Heartfield, Guerilla Girls, Yoko Ono gibi o da eserlerine tutkulu politik görüşlerini yansıttı. Protesto yürüyüşlerine katıldığında, onu sanat dünyasında bir yıldız haline getiren çarpıcı pop estetiğini, davasını destekleyecek güçlü imgeler oluşturmak için kullandı. 1989 AIDS hasta hakları yürüyüşü için, üzerinde o zamanki belediye başkanı Ed Koch’un huysuz suratının bulunduğu bir pankart hazırladı. Dört kez tekrarlanan vurucu bir cümleyle: “NEW YORK’TA 10.000 AIDS ÖLÜMÜ”

Ocak ayında ABD kırk beşinci başkanının yemin töreni için hazırlanırken, solcular Washington’da gerçekleşecek törende ve Kadın Yürüyüşü’nde (Women’s March) taşımak üzere Haring’inkinden farklı olmayan pankartlar hazırlıyorlardı. Instagram ve Facebook üzerinden sloganlar için beyin fırtınaları yapıldı, afiş hazırlama buluşmaları ve yürüyüşler organize edildi. Protesto sembollerinin gücü ve sanatçıların mesajların erişimini artırma kabiliyeti bir kez daha açıkça ve yüksek sesle dile getirilmiş oldu.

Trump_DillonCohen

“Bu bir başkan değildir” (Fotoğraf: Dillon Cohen)

Kadın Yürüyüşü’nün hazırlıkları sırasında, sanat tarihçisi ve #starsofallstripes çatısı altında buluşan grubun kurucusu Andrianna Campbell “Ressamlar, yazarlar, grafik tasarımcılar, yayıncılar, tanınmış veya tanınmamış tüm sanatçılar, güçlü bir görsel etkiyi neyin yaratacağını ve savunulacak mesajın nasıl yansıtılacağını biliyorlar. Seçim sonuçlarının ardından, ne Hillary’nin ne de Bernie’nin kampanyasının Obama’nın 2008’deki kampanyası kadar ikna edici bir imaja sahip olmadığını fark ettim. Bu durumu değiştirmek için sanatçıları devreye sokabiliriz diye düşündüm,” diyor.

Campbell’in atıfta bulunduğu görüntü, kült sokak sanatçısı ve girişimci Shepard Fairey’nin ikonik “Umut” (HOPE) posteriydi. Kırmızı, beyaz ve mavi renklerle oluşturulmuş, büyük harflerle “UMUT”un vurgulandığı, Barack Obama portresine odaklı bu grafik, başkanın ilk kampanyasının sembolü haline geldi. Fairey ve ekibine göre, 2008’deki seçim gününe kadar insanların kendi imkânlarıyla bastıkları dışında üç yüz binin üzerinde afiş üretip, dağıttılar. O tarihlerde, afişler her yerdeydi.

Son dönemdeki seçimlerde bu kadar geniş bir kitleye yayılan poster olmadı. 8 Kasım sonrasında Campbell, ilerici politika örgütü MoveOn.org’a katıldı. Sanatçılara da “pozitif değişimi teşvik edecek, başkanlık seçimlerinin olumsuz söylemlerinden kaçınacak” semboller, grafikler ve sloganlar yaratmak için güçlerini birleştirme çağrısında bulundu.

Grup, “tarihsel olarak, yolcuları daha iyi bir yere götüren bir sembol” olan yıldız konusunda anlaşmaya vardı. İsteyen sanatçılar görselleri oluşturacak, bu da Kadın Yürüyüşü’ne destek sağlayacaktı. Rirkrit Tiravanija, Michele Abeles, Marilyn Minter ve Laurie Simmons gibi sanatçıların işleri, protesto öncesinde Instagram’da paylaşıldı. Yıldızla birlikte hem basit hem de şiirsel sloganlar kullanıyorlardı.

#starsofallstripes, yaratıcılıklarını siyasi açıdan dikkat çekici mesajlar için kullanan gruplardan yalnızca biriydi. Aralarında Campbell, küratör Alison Gingeras, sanatçılar Minter, Rachel Libeskind, Ryan Foerster ve daha birçoklarının bulunduğu bir grup, Manhattan’da, Ivanka Drumpf’ın evinin önünde toplandı. “Sevgili Ivanka” adlı grup, boyanmış kutular içinde bölgeye geldi. Minter, üzerinde “Göçmen Hakları” yazan bir karton giyiyordu. Paper Magazine’in kurucusu Kim Hastreiter, “Empati” ve “Sağlık Hizmetleri” yazan bir kutu taşıyordu. Gingeras ise kasık tüyleri kalın püsküllerle süslenmiş, üzerinde “Benim Bedenim, Benim Kararım, Benim HAKKIM” yazan çıplak bir kadın bedeni olan bir karton kutu içindeydi.

protesto

“Sevgili Ivanka”

Minter, 1970’lerden beri kadın hakları, sivil haklar ve savaş karşıtı etkinlikler için protesto gösterilerine katılmıştı. Kadın Yürüyüşü’ne götürmek için hazırlayacağı pankartlar konusunda düşünüyordu. “Bir sürü protesto gösterisi ve kötü başkan gördüm, pankartlarımdan biri bu deneyimlerinden yola çıkacak,” demişti. Notlarını gözden geçirip pankartta kullanmayı planladığı mesajı -Nixon ve Agnew, 1972 seçimlerinden bir buçuk yıl sonra gitti- okudu. “Bahsettiğim fiyasko gözlerimin önünde gerçekleşti ve umuyorum ki bu hatırlatma Drumpf’ın göreve başlamasını istemeyen insanlara umut olacaktır,” diye açıkladı.

Öyle görünüyor ki, Fairey’nin hâlâ umudu var. Sanatçı, eserlerine seçim dönemindeki sıcak gündemi ya da desteklenen adayları yerleştirmese de çarpıcı bir geri dönüş gerçekleştirdi. Yemin törenindeki pankart ve afişlerin boyutlarının kısıtlanacağına ilişkin haberlerden sonra Amplifier Foundation (siyasi mesajları sanatçılar tarafından üretilen görsellerle aktarmak için kurulan başka bir organizasyon), sanatçılar Jessica Sabogal ve Ernesto Yerena ile bir araya geldi. Birlikte, eşitlik mesajlarını çoğaltmak, protestocular için daha fazla afiş üretmek ve Washington Post gibi büyük gazetelere ilan verebilmek için Kickstarter üzerinden bir kampanya başlattılar. 60 bin dolar toplamayı planlarken neredeyse bir buçuk milyon dolara ulaştılar.

Bu kez, Fairey ve sanatçı ekibi yalnızca bir mesajı değil, birkaçını iletecekti. Farklı imgeler ve “Biz korkudan daha büyüğüz”, “Biz daha önce de burada direndik” gibi sloganlarla hazırlanan posterler, LGBTİ hakları, arazi hakları, göçmen hakları, eşitlik ve daha fazlası için çağrıda bulunan pankart deryasına katıldı. Dayanışma, gerçekten umut veriyor.


Bu yazı, Selin Pervan tarafından Alexxa Gotthardt’ın Artsy’de yayımlanan makalesinden kısaltılarak çevrilmiştir.