Kendrick Lamar’ın her şarkısında gizli bir mesaj var

0   +   1   =  

Kendrick Lamar’ın son şaheseri To Pimp a Butterfly’ın en ilginç taraflarından birinin rap’le hiçbir alakası yok. Albüm boyunca her bir şarkının sonunda Kendrick yavaş yavaş, satır satır bir şiir inşa ediyor. “I remember you was conflicted, misusing your influence. Sometimes I did the same,” sözlerini sıralıyor neredeyse her şarkının sonunda. “Abusing my power, full of resentment. Resentment that turned into a deep depression… ” Albümün sonunda bunların hepsi bir araya geliyor ve albümün esas sorusunu ortaya çıkarıyor: Sanatçıların dinleyicileri karşısında sorumluluğu nedir? Tupac’ın yeniden dirilişiyle sonlanan 16 şarkılık bu yolculuk aracılığıyla Lamar’ın bu soruya cevabı oldukça cesur: Sanatçıların hayran kitlelerine karşı çok güçlü bir sorumluluğu var ve bunu görmezden geliyorlar.

Hip hop’ın sorumluluğu.
“i” başlıklı şarkının bitimine doğru “How many niggas we done lost bro? This, this year alone,” diye soruyor Lamar. “Exactly. So we ain’t got time to waste time.” Michael Brown ve Eric Garner’ın Ferguson protestolarına yol açan ölümleri, ırk ve ırk ilişkileri hakkında oldukça güçlü bir kültürel tartışmaya ışık tuttu. Özellikle Michael Brown vakasında hip-hop çok büyük bir rol oynadı, New York Times’ta yayımlanan bir ölüm ilanı Brown’un hip-hop tutkusunun ölümünde bir şekilde rol oynadığını iddia ediyordu.

Bu çok yaygın bir tema. Sosyologlar ve televizyon ünlüleri her zaman, hip-hop’ı, uyuşturucular, silahlar ve şiddete güzelleme yaparak siyah toplumu yasa dışı eylemlere özendirmekle suçlamıştır. Ve Lamar da bir nevi aynısını yapıyor.

Bu Lamar’ın To Pimp A Butterfly’da yıkmaya çalıştığı bir imaj. Lamar, albümün açılış şarkısında hip-hop’ın zenginlik ve şiddeti yüceltmesine bakışını anlattığı bir parodi sunuyor: “When I get signed homie I’mma buy a strap / Straight from the CIA, set it on my lap / Take a few M-16s to the hood / Pass ’em all out on the block, what’s good?”. “Uneducated but I got a million-dollar check, like that.” Ama Lamar’ın vardığı esas sonuç ise sahip olduğu ünü, bilgi aşılamak ve toplumunun yüzleştiği problemler için çözüm üretmek amacıyla kullanmak zorunda olduğudur. Tavırlarıyla liderlik etmesi gerektiğine karar verir ve geleneksel hip-hop imajının oldukça defolu olduğu tespitini yapar.

Bu hayatı sona ermeden önce, Lamar’ın hem idolü hem de vokal sample’larıyla albümde bulunan çok az isimden biri olan Tupac’ın da vardığına benzer bir sonuç. Tupac 1995’te Vibe’a şöyle der: “Eğer rap’in bir sanat formu olduğunu söylüyorsak o halde dürüst olmalıyız ve yazdığımız sözlere karşı sorumlu hissetmeliyiz. Eğer sizin söyledikleriniz yüzünden herkesin öldüğünü görüyorsanız, onları öldürmemiş olmanız hiçbir önem teşkil etmez. Esas önemli olan onları kurtarmamış olmanızdır”.

tupac_shakur_makaveli

Bu “önemlidir” çünkü müzik ciddi bir güce sahiptir.
Müziğin dinleyiciler üzerindeki etkisini ölçmek zordur. Yine de birçok bilimsel araştırmanın gösterdiği üzere şarkı sözleri ve müzik videolarında kullanılan görüntülerin dinleyiciler üzerinde şiddetli ve ölçülebilir bir etkisi vardır. Nisan 2014’te yapılan bir araştırmaya göre, içki içmeye ve alkol markalarına direkt olarak referansta bulunan şarkıları seven ergenler, daha “ayık” sözlere sahip şarkıları tercih edenlere kıyasla içki alemi yapmaya çok daha düşkün. En şaşırtıcı olanı ise, ergenlerin aileleri veya akranlarından görüp de içki içme alışkanlığı geliştirmesi kadar şarkı sözlerinden alkol markalarını ezberleyip içki içme alışkanlığı arasında ciddi bir ilişki var. Ayrıca, End Violence Against Women’in Ağustos 2014’te yaptığı bir araştırmaya göre de, kadınları seks objesi, özellikle siyahi kadınları ‘seks için her zaman müsait’ olarak resmeden müzik videolarını izleyenlerin ırkçı, seksist ve hatta tecavüze karşı hoşgörülü olmaları çok daha mümkün. Sonuç olarak sanatçıların lirik ve görsel tercihleri davranışları çok bariz ve hatta ürkütücü bir şekilde modife edebilir, ki ediyor da.

* Basement Jaxx – Never Say Never klibi yukarıda belirtilen seksizm çalışmasında kullanılmıştır.

Tabii müzik insanları olumlu yönde de etkileyebilir.
Musicians Without Borders gibi kuruluşlar, Kosova, Tanzanya ve Filistin gibi dünyanın birçok yerinde şiddeti önlemek amacıyla müzikten fazlasıyla faydalanmıştır. Los Angeles’ta bulunan Harmony Project gibi hızlandırılmış müzik eğitim programları da çocukları çete şiddetinden uzaklaştırabiliyor ve şaşırtıcı oranda bilişsel gelişim fırsatı da sunabiliyor. Projenin kurucusu Margaret Martin NPR’a şöyle diyor: “Bu proje onlara yapacak başka bir şey, kendileriyle ilgili bir şey veriyor. Başarıyla ilgili bir şey. Hepsinin farklı hedefleri var. ‘Daha önce hayalini bile kuramadığım şeyleri artık gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum’ diyorlar.”

Martin’in sözleri tuhaf bir biçimde Kendrick Lamar’ın To Pimp A Butterfly’ını sonlandıran şiiri anımsatıyor: “Finally free, the butterfly sheds light on situations that the caterpillar never considered, ending the internal struggle” (En sonunda özgürüm, kelebek tırtılın aklına gelmeyen durumlara ışık tutuyor, iç çatışmayı sonlandırıyor). Müzik, dinleyicileri, kendilerinin ve toplumlarının daha yüksek ve daha iyisine ulaşmak için cesaretlendirebilir ve şiddet döngüsünü kırabilir.

Ve popüler müzik aracılığyla To Pimp A Butterfly’daki “Mortal Man”in verdiği gibi mesajlar artarsa, gerçekten dünyayı değiştirebiliriz.

Lamar’ın rolü.
Kendrick Lamar, bu pozitifliği dinleyicilerine aşılama kararlılığını To Pimp a Butterfly’da gösteriyor. Hip-hop’ın, siyah toplumun yaşadığı problemler karşısındaki sorumluluğunu biraz abartılı görse de, kendi müziğinin etkisini ciddiye almaktaki istekliliği tam olarak ihtiyacımız olan şey. Çünkü müziğin gerçekten de güçlü bir nüfuzu var ve Kendrick’in albümüyle kanıtladığı en çarpıcı şey ise müziğin aynı anda hem bilinçli ve pozitif hem de ticari ve eleştirel açıdan başarılı olabileceği – bu da birçok rap dinleyicisinin yıllardır “bilinçli rap”in asla ulaşamayacağına inandığı şey.

Sanatçıların müzikleri aracılığıyla verdikleri mesajlara dikkat etmeleri oldukça önemli, zira bu mesajlar, Kendrick’in de albümün sonunda iddia ettiği gibi elimizde kalan son birkaç umut kaynağından biri olabilir. Müzik, dünya çapında en rahat erişilebilen madenlerden biri. Kültür değiştirilebilir. Bu da sadece sanatçılar ve insanların ezber bozmak için cesaretli olmasını gerektiriyor.

* Bu yazı, Tom Barnes’ın Mic’te yayımlanan makalesinden çevrilmiştir.