FIDE’den engelliler için düzenlenen ilk çevrimiçi satranç olimpiyatı

Satranç. Fotoğraf: Hassan Pasha, Unsplash.
Fotoğraf: Hassan Pasha, Unsplash.

Geçen haftalarda Netflix’te yayımlanan The Queen’s Gambit, dışarıdan sevsem ve oynamaktan keyif alsam da “piyon D4’e, diğer piyon C3’e, yanına da atı çek”ten fazlasını yapmayı bilmediğim satrancın oyun içi zenginliğine dair ilgimi ciddi ölçüde artırdı. Özellikle maçların sonlarına doğru taşların aldığını fark ettiğim, hangi tarafın ileri, hangi tarafın geri olduğunu dahi anlamayı zorlaştıran olağandışı (bilenler için çok da olağandışı olmadığını tahmin ediyorum) dizilişlerin nasıl geliştiğini ve çözüldüğünü fazlasıyla merak etmeye başladım. Sonuç olarak gambit’in ne anlama geldiğini öğrenmek, şu videoyu izleyerek Harmon ve Borgov arasındaki maçta ne olup bittiğini anlamaya dönük bir adım atmak, kardeşim ve kız arkadaşımı sürekli satranç oynamak için sıkboğaz etmek, nihayetinde ikisine de defalarca yenilmek dışında bir şey yapmadım. Öte yandan bu siteye katkılarından da büyük bir mutluluk duyduğumuz Seçkin Serpil’in dahli aracılığıyla haberdar olduğum önemli bir gelişme kurmaca dünyaların önüne geçmeyi, hepimizin satrançla ilgili en büyük gündemi olmayı hak ediyor.

Seçkin’le tanıştığımızda eskiden satranç oynadığını, geçimini satranç antrenörlüğüyle sağladığını öğrendim. O sıralar sanıyorum satranca eskisi kadar büyük büyük bir bağlılık duymadığını hissetmeye başlamıştı. Sonra bir gün Kadıköy’de görme engelli birine günbatımının tasvir edildiğini gördüğünü anlattı, satranç üzerinden benzer bir rehberlik yapma fikri kafasına yerleşti. Görme Engelliler için Eğitim Metodolojisi adlı, 6 dile çevrilen bir kitap yayımladı, “önyargılarınız dışında satranç oynamanız için bir engeliniz yok” şiarıyla “Engelsiz Satranç” panelini düzenledi, Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) Engelliler Komisyonu üyesi olmaya hak kazandı. Komisyon üyesi olarak düzenlenmesine destek olduğu yeni bir etkinlikle de alandaki çalışmalarının ölçeğini büyüttüğünü, birilerine günbatımını olmasa da tahtada hareket eden taşları tasvir etmeyi sürdürdüğünü gösteriyor.

FIDE, 20 Kasım – 3 Aralık tarihleri arasında engellilere özel bir çevrimiçi satranç olimpiyatı düzenleyecek. 45 farklı ülkeden 61 takımın yer alacağı organizasyonun final maçı Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Engelliler Günü olarak belirlenen 3 Aralık’ta oynanacak. Türkiye 400’den fazla oyuncuyu bir araya getiren turnuvaya katılan 4 takımıyla birlikte en çok takım gönderen ülke unvanını Hindistan’la paylaşıyor. Farklı engelli gruplarından yarışmacıların yer almasının yanı sıra her takımda bir kadın oyuncunun bulunması zorunlu. Dolayısıyla engellilere özel düzenlenen bu çevrimiçi etkinlikte satranç aracılığıyla yaş, cinsiyet, ülke ve dil bariyerlerinin aşıldığını, fırsat eşitsizliklerini azaltmaya dönük önemli bir adım atıldığını söylemek mümkün.

Türkiye’nin A takımı oyuncularından Handenur Şahin, satrançla kurduğu ilişkiyi şöyle açıklıyor: “Satranç oynamaya başlamadan önce daha kırılgandım. Bu oyun beni daha güçlü kıldı. Yenilgilerin ardından pes etmemeyi öğrendim, bu da kişiliğimin ayırt edici yanlarından biri olmaya başladı. (…) Durumumdan ötürü (…) bazı şeylere erişmem daha zor, fiziksel sorunlardan ya da başka insanların önyargılarından kaynaklanan engellerle karşı karşıya geldiğinizde pes etmemek gerektiğini bilmek önemli.” Handenur ve Seçkin, Türkiye Satranç Federasyonu’nun 2019’da Ankara’da düzenlediği FIDE Engelliler Konfederasyon Kupası’nda Engelsiz Satranç – Chess Without Boundaries adlı, sivil haklar inisiyatifi olarak dünyada benzeri olmayan bir hareket başlattı. İkilinin önümüzdeki iki hafta boyunca birlikte atılacağı yeni macera da satranç aracılığıyla kapsayıcılığı genişleten bir adım olarak tarihe geçecek.

Muhabbetimiz daim olsun...

Related Posts
Total
1
Share