Robot olmadığınızı kanıtlayın: 6   +   3   =  

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) tarafından 23 Nisan’da açıklanan  Çocuklarımız ve Gerçekler raporuna göre, yeni eğitim sistemiyle çocuklar örgün eğitimden uzaklaştı, çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı son 10 yılda 3 kat arttı ve çocuk işçi sayısı 2 milyona yaklaştı. Türkiye’de eğitime erişim, cinsel istismar ve çocuk işçilik gibi konularda oldukça karanlık bir tablo çizen raporu paylaşıyoruz.


Örgün Eğitim

Örgün ve yüksek eğitimde var olan cinsiyet farkı kapatılmadı. Kadınların net okullaşma oranları açık öğretim hariç tüm düzeylerde erkeklerden geri durumda. İlkokuldan ortaöğretime geçişte kız öğrenci kaybı erkeklere göre yoğunlaştı. Kadınların yükseköğretime erişim oranı ise erkeklere göre düşük seviyede.

Açık öğretime devam eden ortaöğretim öğrencileri arasında kadın oranı yüzde 62’ye yükseldi. Yeni müfredatta bilime, sanata, emeğe, mücadeleye, sevgiye, paylaşmaya, kadına yer yokken aile yaşamını kutsayan ve kadını yok sayan cinsiyetçi politikalar yaygınlaştı.

İlkokul ve ortaokul düzeyinde 17, lise düzeyinde 24, imam hatip liselerinde 10 olmak üzere toplam 51 ayrı müfredat, sınıflar esas alındığında ise 176 müfredat yenilendi.

2016-2017 eğitim döneminde “din öğretimi” adı altında 347.614 kız öğrenciyi ortaokulda, 353.379 kız öğrenciyi orta öğretimde evrensel eğitim koşullarından uzaklaştırırken, bu kapsamda eğitim gören kadın oranı 2017 yılında yüzde 56’ya yükseldi. Açık öğretim imam hatip liselerinde bu oran daha da yükselerek kadın oranı yüzde 64’e çıkıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre ülkemizde çocuk yaşta evlilik ve nişanlılık nedeniyle eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97,4’ü kız öğrenciler.

Bakanlığın örgün eğitim istatistiklerine göre, 2016-2017 eğitim ve öğretim döneminde resmi okullarda eğitim görenlerin yüzde 51,3’ü erkek, yüzde 48,7’sini ise kız öğrenciler oluşturdu. Özel okullarda erkeklerin oranı %54,3, kız öğrencilerinse %45,7 olarak belirlendi.

İmam hatip lisesi sayısı 2002’de 450 iken, 2017’de 1.408’e çıkarıldı. İmam hatip liselerinden 372’si sadece kız imam hatip anadolu lisesi olarak ayrıldı ve devlet politikası uygulaması olarak karma eğitim dışına çıkıldı. Çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle kız çocuklarının başı ve bedeni 9 yaşında, fiilen okul öncesinden itibaren kapatılıyor.

– Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye’deki özel öğretim kurumu sayısı 10.053. Bu kurumların üçte biri mutlaka bir tarikata bağlı. Tarikat okul ve yurtlarındaki öğrenci sayısı 210 bin dolayında (üniversiteler hariç). Dört binin üzerindeki özel yurdun 2.480’i bir tarikatla bağlantılı. Tarikatlara bağlı yurtların kapasitesi 380 bin. Bu yurtlarda kalan öğrenci sayısı ise 224 bini buluyor.

Çocuk İstismarı

 Adalet Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı son 10 yılda yaklaşık 3 kat arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre son 10 yılda 482.908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirildi. Son 6 yılda 142.298 çocuk anne oldu ve bu çocukların büyük kısmı dini nikahla evlendirildi. Adli sicil kayıtlarına göre de son 5 yılda çocuk istismarı dava sayısında yüzde 50 oranında artış kaydedildi.

– Çocuğun cinsel istismarında Türkiye dünya listesinde 3’üncü sırada. Her 6 erkek çocuktan 1’i cinsel istismara uğruyor. Bu çocukların yüzde 70’i 18 yaşından küçük. 11 yaşından küçüklerin oranı ise yüzde 70. TÜİK’in 2015 verileri suç mağduru çocuk sayısının yılda 122 bini geçtiği, bunların yüzde 10 oranında cinsel suçlar olduğunu gösteriyor. Adalet Bakanlığı’nın 2015 verilerine göre de yılda ortalama 17 bin istismar davası açılıyor, bu davaların yüzde 45’i mahkumiyetle sonuçlanmıyor. Veriler, yılda ortalama 8 bin çocuğun cinsel istismara uğradığını ortaya koyuyor.

– ECPAT 2015 yılı Türkiye Raporu’na göre, çocuklar Türkiye’de cinsel şiddete en fazla maruz kalan grubu oluşturuyor. Türkiye’deki cinsel suçların yüzde 46’sı çocuklara karşı işleniyor. Türkiye, cinsel istismar amacıyla insan ticareti ve çocuk evlilikleri nedeniyle, Küresel Kölelik Endeksi’nde modern köle sayısında da Avrupa’da birinci konumunda yer alıyor.

– AKP’nin iktidarda olduğu 2002’den bu yana, Türkiye’de 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15.937 olarak kayıtlara geçti.

Şüpheli Ölümler 

– Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre, 2009’dan 2017’ye kadar 18 ile 21 yaş arasında 68 çocuk ve genç yaşamını yitirdi. Ölümler “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçti. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre, çocuklarla ilgili son 3 yılda 18 işkence başvurusu yapıldı.

– Çocuk tutuklu ve hükümlülere kötü muamele ve işkence iddialarıyla ilgili 2015 yılında dört, 2016 yılında dört, 2017 yılında ise on başvuru yapıldığı kaydedildi. Yaklaşık 700 çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde kalıyor.

– Kuruluşlar Arası Çocuk Ölümleri Tahmin Grubu (IGME) tarafından hazırlanan rapora göre de, bugünkü yaşam koşullarına göre dünyada 2017-2030 yılları arasında 60 milyon çocuk beş yaşına gelmeden göç, savaş, şiddet ve kıtlık gibi nedenlerden dolayı yaşamını yitirecek ve bu ölümlerin ise çoğunluğunu yeni doğan çocuklar oluşturacak.

Mülteci Çocuklar

– Türkiye’de okul çağında yaklaşık 850 bin Suriyeli çocuk yaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017 tahminlerine göre, 490 binden fazla Suriyeli çocuk ülkenin çeşitli yerlerinde okullara kayıtlı durumda, buna karşın 380 bin çocuk ise okula gidemiyor.

– Kayıtlı olmayanlar bu rakamlara dahil değilken, kayıtlı olmasına rağmen okula düzenli olarak gidemeyen mülteci çocukların rakamı ise net değil. Bu durum yüz binlerce Suriyeli mülteci çocuğu kayıp kuşak olduğunun, her türlü istismarla yaşamak zorunda kaldıklarının, korunmadıklarının ilanı.

Çocuk İşçiler

– Çalışan her 10 çocuktan 8’i kayıt dışı olarak çalışıyor. Türkiye’de çocukların yoksulluk oranı yüzde 25.3 iken, AB üyesi ülkelerle karşılaştırıldığında yoksulluk oranı en fazla olan ülke konumunda.

– Mesleki eğitim alan özellikle turizm sektöründe uzun saatler çalıştırılan stajyerler, yani “çocuk işçiler” ve çocuk işçiliği sayılabilecek uygulamalar ile çıraklık eğitimi alanlar resmi olarak çocuk işçi sayılmıyorlar.

– 2012’de 601 bin olan 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı, 2016’da gelindiğinde 709 bin oldu. 2016 TÜİK verilerine göre çocuk işçilerin yüzde 78’i kayıt dışı çalıştırılıyor.

– 2018 yılında 15-16 ve 17 yaşında olan üç çocuk çalışırken hayatını kaybetti ve ölen çocukların üçü de tarım emekçisiydi.