Robot olmadığınızı kanıtlayın: 5   +   7   =  

Jean-Michel Basquiat, yıllar sonra dört bin dolara satacağı resmini bitirdiğinde yalnızca 21 yaşındaydı. Elektrik mavisi zemin üzerine güçlü fırça darbeleriyle yaptığı taç giymiş kafatası, en fazla rağbet gören eserlerinden biri hâline gelecekti.

“One Basquiat” sergisinde Untitled (1982), Jean-Michel Basquiat. Fotoğraf: Jonathan Dorado.

Untitled (1982), 2017’de Sotheby’s’de değerinin 10 bin katından fazlaya, 110.5 milyon dolara satıldı. Bu tutar, bir yıl önce Christie’s’de sanatçının başka bir isimsiz eserinin 57.3 milyon dolarlık rekorunu kırdı. Christie’s’deki üçüncü en yüksek açık artırma rekoru ise 2013’te 48,8 milyon dolara satılan ve yine Basquiat’ya ait Dustheads (1982) resmiydi. Erken yaşta dehasını kanıtlayan Basquiat’nın koleksiyoncularca en çok talep gören, sonraki 10 yıllık süreçte yaptığı eserler arasında da en değerlileri 1982’deki çalışmaları olacaktı.

Peki, neden 1982? Uzmanlar tek bir nedene dayandırılamayacağını söylüyor. Sotheby’s’in güncel sanat uzmanı David Galperin’in de söylediği gibi 1982’yi özel kılan birden fazla etken söz konusuydu: Sokaklardan stüdyoya geçiş, büyük tuvallerle çalışma imkânı, dünya çapında pek çok solo sergi ve kısa ömrünün son yıllarında Basquiat’ya yük olan piyasa baskılarının olmayışı. Christie’s’de savaş sonrası güncel sanat uzmanı olan Michael Baptist, “Bu, Basquiat’nın en iyi resmi ama elbette durum bundan daha karmaşık,” diyor.

Untitled (1982), Jean-Michel Basquiat. © Christie’s.

Untitled (1982), Jean-Michel Basquiat. © Christie’s.

Jean-Michel Basquiat, 1960’ta Brooklyn, New York’ta doğdu. 1970’lerin sonlarında duvarlara yazdığı gizemli yazıları imzalamak için kendine bir takma isim edindi: SAMO. Brooklyn, Manhattan ve Bronx’a doğru yayılan “SAMO © 4 THE SO-CALLED AVANT-GARDE”, “SAMO © AS A CONGLOMERATE OF DORMANT-GENIOUS” gibi ifadelerle sokak sanatçılarının ve New York sakinlerinin dikkatini çekti.

1981 yılına gelmeden fark edilmeye başlamıştı. O yıl, kağıt üzerine çizimler yapmaya, deri ceket gibi yeni yüzeyler keşfetmeye başladı. Küratör Diego Cortez’in 1981’de MoMA’da düzenlediği New York / New Wave sergisinde Andy Warhol, Keith Haring, Nan Goldin ve Robert Mapplethorpe gibi isimlerle birlikte yer aldı. Galperin, “Bu Basquiat’nın keşfedilişiydi,” diyor. 

Sergiden birkaç ay sonra küratör Henry Geldzahler, Basquiat’nın sokakta bulduğu bir kapı üzerine yırtık posterlerden yapılmış bir kolaj ve sanatçının karakteristik karalamalarının olduğu bir resmini satın aldı. Geldzahler, Times’a verdiği demeçte, “Değerinden daha yüksek bir teklif verdim ve iki bin dolar önerdim. Basquiat’nın doğru bir seçim olduğunu biliyordum,” diyor.

Aşağı yukarı aynı zamanlarda, 1980’de SoHo galerisini açan ve Barbara Kruger ve Robert Longo gibi isimleri temsil eden Annina Nosei’nin dikkatini çekti. Annina, Basquiat’ya galerinin bodrum katındaki atölyeyi ve daha büyük tuvaller verdi. Sanat dünyasındaki desteğin yanı sıra sokaklardan stüdyoya geçişi Basquiat’nın yükselişi için gerekli ortamı hazırladı. Şimdilerde milyonlarca dolara satılan ikonik resimlerini bu yıllarda yaptı.

1982’deki çalışmalarında sokak sanatının enerjik ve güçlü çizgisini sanat tarihiyle ilgili derin bilgisiyle harmanladı. Basquiat gençliğinden beri New York müzelerindeki işlerin etkisi altındaydı (6 yaşındayken Brooklyn Müzesi’ne üyeydi ve ergenlik döneminde düzenli olarak Metropolitan Sanat Müzesi’ni ziyaret ediyordu). Resimlerinde, tamirci tabelaları ve çocukların oynadıkları sokak oyunu skelly gibi New York şehir hayatına ait parçaları, Jackson Pollock gibi soyut dışavurumcu öncülerinden esinlenen etkileyici tarzlarla birleştirdi. 

Obnoxious Liberals (1982), Jean-Michel Basquiat.

Obnoxious Liberals (1982), Jean-Michel Basquiat.

Cesur çizgileri, büyük merkezi figürleri ve 1982’deki resimlerinde kullandığı parlak paleti, yeteneğinin zirvesinde oluşunun ve ilk kez bir kurum tarafından tanınmanın heyecanını yansıtıyordu. Sanat simsarı Jeffrey Deitch, “Çağdaşları onu çoktan topluluktaki en iyi sanatçı olarak kabul etmişlerdi, New York/New Wave sergisiyle büyük övgü topladı,“ diye ekliyor. 

1982’deki önemli sergiler dizisi Basquiat’nın enerjisini ve eserlerinin cazibesini artırdı. Nosei ile yaptığı New York’taki ilk solo sergisi bir başlangıçtı. Los Angeles’taki Gagosian Gallery, Zürih’te Bruno Bischofberger ve bir başka New York solo sergisine ev sahipliği yapan Fun Gallery ile devam etti. Alexander F. Milliken Gallery’deki bir grup sergisinde, şimdi 110.5 milyon dolar eden resmi ilk kez sergilendi. Basquiat aynı yıl Almanya’nın Kassel kentinde gerçekleştirilen ve çağdaş sanatın en etkili etkinliklerinden kabul edilen Documenta’da yer alarak ilk büyük uluslararası sergisine katıldı. 

1982’deki sergilerinin başarısı Basquiat için bir pazarın oluşmasını da hızlandırdı. Galperin, “Koleksiyonerler işlerini toplu halde istemeye başladılar,” diyor. Cathleen McGuigan, New York Times’taki 1985 tarihli yazısında bu durumdan “Nosei’nin resimleri çok hızlı sattığı söyleniyordu. Öyle ki bazıları ‘neredeyse kurumamışlar’ diye şaka yapıyordu,“ diye anlatıyor.

Basquiat’nın 1982 resimlerinin çoğu dönüm noktası kabul edilebilecek sergilerde yer aldı. Galperin, “Dünyanın dört bir yanındaki sergiler heyecan verici bir dalgaya yol açan bir tür kuzey ışıkları etkisi yarattı. Koleksiyonerler, bu sergilerin Basquiat’nın hayatı ve eserleri açısından kritik öneme sahip olduğunu yadsıyamaz,“ diyor.

Basquiat’nın 2000’de üçüncü edisyonu basılan sanatçı kataloğunda küçük resimleriyle yer alan ve toplamda 200’ü bulan eserleri arasında 1982’ye ait büyük resimler koleksiyonerleri gerçekten cezbetti. Baptist, “Üst kategorilerde 1982’den sadece küçük bir grup resim vardı. Bu resimlerin birçoğu 10 ila 20 yıl arasında koleksiyonlarda kaldı ve 1980’lerin sonlarında ya da 1990’larda piyasaya sürüldü,” diyor. 2017’de astronomik bir rakama satılan isimsiz resmini ele alalım. 1982’deki ilk satışından bu yana, 1982 ile 1984 arasında sadece üç kez el değiştirdi ve 2017’ye kadar kimseye gösterilmedi.

Gerçekten de, Basquiat’nın 1982 tarihli resimleri fahiş fiyatlarıyla birlikte mitolojik bir statü kazandı. Bu yükselişe Basquiat’nın hayatındaki somut dönüm noktalarının ve onlara verdiği stilistik yanıtların neden olduğu söylenebilir. Galperin’in de belirttiği gibi bu önemli yıldaki resimleri “doğuştan gelen enerjisini, dilini ve gücünü tuval üzerine yansıtan bir sanatçıyı gösteriyor.”


*Bu yazı, Selin Pervan tarafından Alexxa Gotthardt’ın Artsy’de yayımlanan makalesinden kısaltılarak çevrilmiştir.