Naziler, NASA, Wes Anderson, Nike, Louis Vuitton ve Barbara Kruger’ın ortak noktası ne olabilir? Futura. Roma anıtlarındaki klasik harf oranlarını daire, üçgen ve kare gibi basit geometrik şekillerle harmanlayan ilk ticari yazı tipi olan Futura, Alman tasarımcı Paul Renner tarafından 1924’te tasarlandı. Tasarımcı, tarihçi ve Brigham Young Üniversitesi’nde grafik tasarım asistan profesörü olan Douglas Thomas, “Renner özellikle süslemeden uzak, endüstriyel çağa ait bir yazı tipi tasarlamak istedi,” diyor. “Bauhaus’da geometriye dayalı deneysel yazı tipleri tasarlayan çağdaşları Josef Albers ve Herbet Bayer’le aynı sorulara cevap arıyordu.”

Douglas Thomas, yazı tipinin hakkını teslim etmeye karar verdi. Kitabı Never Use Futura (Asla Futura Kullanmayın) adını grafik tasarım okuyanların aşina olduğu bir öğütten alıyor. Genellikle öğrencilere, projelerinin klişe ya da birbirinin benzeri gibi görünmemesi için bu yazı tipinden kaçınmaları tembihlense de kusursuz bir çember ve kılıç gibi keskin bir M’ye kim karşı koyabilir?

Futura, yazı tiplerinin Forrest Gump’ı, 20. yüzyılın zaferlerinin ve en korkunç olaylarının sessiz tanığı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon-Amerikan vatandaşlarının hapsedilmesi için çıkarılan askeri emirde, Naziler’in hazırladığı 1943 tarihli bir çalışma izni belgesinde veya yıllar sonra aya giden ilk insanların kullandığı büyük harflerle “BÜTÜN İNSANLIK ADINA BARIŞ İÇİN GELDİK” yazan plakada Futura’ya rastlamak mümkün.

1980’lerin sonu ve 90’ların başında Futura, özellikle reklam ve kurumsal kimlik çalışmalarında o kadar çok görülmeye başlamıştı ki, bir grup sanat yönetmeni Futura Extra Bold Condensed’i boykot etme çağrısı yapan tam sayfa bir reklam yayımladı. Futura’yı “reklamcılık tarihinde en çok kullanılan yazı tipi” olarak nitelendirdiler. (Nike ve Absolut Votka bu durumun en büyük suçlularından ikisi.)

Douglas Thomas, bu alanındaki aşırı doyumun, kontrolden çıkmış kapitalizmi eleştiren sanatçılar için mükemmel bir araç haline geldiğini söylüyor. “Futura 20. yüzyıl reklamcılığının ortak dilidir,” diye ekliyor. “Ticareti eleştirmeye çalışıyorsanız, reklamverenle aynı görsel dili kullanmaktan daha iyi ne olabilir?”

“Kadınlar Metropolitan Müzesi’ne girmek için çıplak mı olmalı?” (The Guerilla Girls)

The Guerrilla Girls, “Irkçılık ve cinsiyetçilik moda olmadığında sanat koleksiyonunuz para eder mi?” ve “Kadınlar Metropolitan Müzesi’ne girmek için çıplak mı olmalı?” gibi sloganlarla posterler hazırladılar. Sanatçılar, güçlü mizahları, istatistik ve Futura Bold Extra Condensed yardımıyla geniş kitlelere ulaşmayı amaçlıyordu. Eserleri tıpkı reklamlar gibi kışkırtıcı ve tek kullanımlıktı.

Kruger, The Guerrilla Girls’e kıyasla daha az reklamcılık tekniği kullansa da feminist ve antikapitalist eleştirilerinde aynı derecede etkiliydi. Bir dönem Condé Nast’te grafik tasarımcı olarak çalışan sanatçı, basılı reklamlardaki görsel dile çok hakimdi. “Alışveriş yapıyorum öyleyse varım”, “Başka bir kahramana ihtiyacımız yok,” gibi, ilettiği mesajlar Futura Bold Oblique’in kayganlığıyla uyuşmakla birlikte ilk bakışta bir reklam görselinin kötü bir kopyası gibi görünüyordu. Yakınlaştırılarak kadrajlanmış siyah beyaz bir fotoğraf üzerine kırmızı kutu içine beyazla yazılmış sloganlar içeren görsel dili, imzası gibiydi. Reklamcılığa ait öğeleri ödünç alıp daha sonra alt üst eden Kruger, dikkatimizi hem tüketim araçlarına hem de altında yatan mesajlara çekiyordu.

“Başka bir kahramana ihtiyacımız yok” (Barbara Kruger)

“Kruger’ın dili kullanış biçimi keskin ve zekice ama ya Futura yerine Times New Roman ya da Comic Sans kullansaydı?” diye soruyor Thomas. “Çalışmaları hala zekice olurdu ama aynı şok etkisini yaratmazdı. Futura’yı kullanan marka yığınının reklamlarıyla doğrudan bir bağlantısı kalmazdı. Bu font, bağlantıyı güçlendirerek mesajı daha da belirgin hale getiriyor. Kruger, “Asla Futura kullanmayın” öğüdünü dinlememekte haklı gibi.

Kaynak: Ariela Gittlen | Artsy