The Beatles grubunun üyeleri Paul McCartney, George Harrison ve Ringo Starr, “Beatlemania” adı verilen histerinin başlamasından kısa bir süre önce, tatil yapmak üzere Tenerife’ye gittiler. İlk albümlerinin kayıtları henüz bitmişti. Şöhrete kavuşmadan önce, muhtemelen dertsiz tasasız geçirdikleri son tatildi. Üçlüye, grubun 1962’de hayatını kaybeden ilk basçısı Stuart Sutcliffe‘in kız arkadaşı, Hamburglu fotoğrafçı Astrid Kirchherr de eşlik ediyordu. O günlerden geriye kalanlar ise grup üyelerinin pek bilinmeyen “terlikli” fotoğrafları oldu. John Lennon ise menajerleri Brian Epstein ile birlikte o sıralarda “deniz ve güneş” tatili için daha revaçta olan Terromolinos’u tercih etmişti.

İlk The Beatles albümü Please Please Me, 22 Mart 1963’te Britanya’da satışa sunuldu. 250 bin kopya satılana kadar başarılı sayılmadı. 11 Mayıs 1963’te en çok satanlar listesinin tepesine yerleşti ve yıl sonuna kadar birinciliği kimselere bırakmadı.

John Lennon, Paul McCartney, George Harrison ve Ringo Starr, ilk albümlerinin yayımlanmasından yaklaşık bir yıl sonra, 7 Şubat 1964’te JFK Havaalanı’na indiler. New York’ta çığlıklar koparan hayran kalabalığının yarattığı bir kasırganın ortasına düşüverdiler. Bir Cumartesi günüydü ve Beatlemania artık kesin olarak başlamıştı. The Beatles, ABD ziyaretinin ardından dünya genelinde başka hiçbir grubun yanına bile yaklaşamayacağı ölçüde kabul görecekti. Öyle ki, John Lennon 1966’da London Evening Standard gazetesine verdiği röportajda “İsa’dan bile daha popüler” olduklarını söyleyecekti.

The Beatles tarihine aşina olmayanlar şaşırabilir, bugünün müzisyenleri şöhretlerini dikkatle korumak zorundayken The Beatles şöhretten bilhassa kaçınmayı yeğledi. Yeni kayıt düzenlemeleri, şarkı yazma teknikleri ve enstrümanlar üzerine kafa yorup vakitlerinin çoğunu stüdyoda harcadılar. Grup, en en deneysel ve çığır açıcı albümlerini yayımlarken hiç turneye çıkmadı. Son büyük turnelerini 1966’da, yedinci stüdyo albümleri Revolver’ı yayımladıktan sonra gerçekleştirdiler. Ringo Starr, The Beatles Antolojisi’nde “Konserimizi dinlemek için geldiklerini hiç hissetmedim,” demişti. “Bizi görmek için geldiklerini düşündüm. Çünkü geri sayım başladığı anda çığlıkların sesi diğer tüm sesleri bastırıyordu.”

Müzik endüstrisi artık The Beatles mertebesine erişebilecek grupları teşvik etmeye tenezzül etmiyor. En büyük ticari başarıları sağlayan müzisyenler ise genellikle kendilerini yenilikçiliğe adayanlar değil, satışları garanti edebilenler oluyor. Bunun yegâne istisnası ise belki Radiohead olabilir.