İlle “milli gurur” arayanların derdine derman olmak ve bir nebze içini ferahlatmak için, dream pop/indie rock adına Türkiye’nin yüz akı diyebileceğimiz The Away Days bu aralar harıl harıl çalışıyor. Mutfağındaki kazanı durmadan kaynatan, yeni lezzetler arayan grubun size yeni yıl hediyeleri var. Bunların ilki Red Bull’un yeni yıla geri sayım yaptığı projesi #20before16 aracılığıyla yayımladıkları yeni single “Less is More”, diğeri ise Mart ayında gerçekleşecek South by Southwest performansları.

Bugüne kadar yayımladığı “Paris”, “Your Colour”, “Best Rebellious”, “Calm Your Eyes” gibi birçok şarkıya ağzımıza sürekli birer parmak bal çalan gruptan yeni bir şey duymak için uzun süredir bekliyorduk. Topluluk, “Less is More” ile altı aylık sessizliğine son verirken iyi  müzik takipçilerinin dillerine pelesenk olacak yepyeni bir şarkı sunmayı yine başardı.

Etiketlerin kum tanesi gibi sonsuz olduğu müzik dünyasında, “Less is More” dinleyicilere çok daha pop ve akılda kalıcı tınılar vaat ediyor. Daha çok minör, ruha dokunan sürükleyici melodiler duymaya alıştığımız The Away Days bu kez majör ve dansa davet eden melodileri tercih etmiş. Metronoma sadık gitar tınıları ve gruptan daha önce duymadığımız yoğunlukta klavye partisyonlarıyla şarkı “dream pop” türünün “dream” sıfatını atıp “pop” tarafına yoğunlaşıyor ve iyi pop müziğin ezberlenmiş altyapı formüllerden bağımsız bir biçimde gerçekleşebileceğine dair ümitleri iyice yeşertiyor.

Uluslararası sahnede edindikleri başarılarla Türkiye’nin ilki olma ünvanını kimselere kaptırmayan İstanbullu-ama-bir-o-kadar-da-değil The Away Days, “Less is More”u dahil ettikleri Red Bull’un bu projesine de ülke sınırları dahilinde ismini yazdıran ilk grup oldu. Bununla da yetinmedi SXSW’nun 2016 line-up’ına girerek ikinci kez Austin yolcusu olmaya hak kazandı.

İlk albümü tamamlayıp, tuzundan baharatından emin olup, fırından çıkarıp servise sunma aşamasında türlü türlü badireler atlatan, feleğin çemberinden geçen grubu yarım saatliğine de olsa işinden gücünden çekip alıp güldürebilmek adına bir soru-cevap yapalım dedik:

Müzikle tanışmasaydın ne yapıyor olurdun?
Anıl: Futbolcu veya tiyatrocu

Haftada kaç litre ayran tüketiyorsun?
Sezer: 5 litre

Karaoke mi bilardo mu?
Volkan: bilardo

Glastonbury’de “headliner” olmak mı, Norveç’ten vatandaşlık hakkı mı?
Sezer: Glastonbury’de headliner olmak

Kedi insanı mısın, köpek insanı mı?
Sezer: Kedi
Oğuzcan: İkisi de

Favori komik video’n?
Sezer: Cesedi mi getirmiş?
Anıl: Dedeye sahip çıkalım
Oğuzcan: Flash TV’deki “sizin yapacağınız işin ben” diye masaya yürüyen adam

Yumurtanın sarısı mı, yoksa Galatasaray’ın sarısı mı?
Bütün grup: Galatasaray’ın sarısı

Lahmacun mu, pizza mı?
Oğuzcan: Pizza
Anıl ve Sezer: Tabii ki lahmacun

Korku filmi mi, komedi filmi mi?
Oğuzcan: Komedi
Anıl: Korku

Yaz insanı mısın, kış insanı mı?
Sezer: Yaz
Anıl ve Oğuzcan: Kış

Mutlak kulak mı, taklit yeteneği mi?
Bütün grup: Taklit yeteneği

15 dakikalığına ünlü olmak mı, 15 dakikalığına komik video ünlüsü olmak mı?
Bütün grup: Komik video ünlüsü olmak

Britney Spears mı, Christina Aguilera mı?
Oğuzcan: Britney Spears
Anıl ve Sezer: Christina Aguilera

Adele mi, Ahmet Kaya mı?
Anıl ve Oğuzcan: Ahmet Kaya

Baklava mı, trileçe mi?
Bütün grup: Baklava

Bira mı, sıcak çikolata mı?
Oğuzcan: Sıcak çikolata
Diğerleri: Bira

NME mi, Clash mi?
Oğuzcan: NME

Pitchfork’ta “Best New Music” olmak mı, Kral TV’de birinci sıra mı?
Bütün grup: Kral TV

Jools Holland mı, Jimmy Fallon mu?
Bütün grup: Jools Holland