Orlando’da bir gece kulübüne düzenlenen ve 49 kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırı, ABD tarihinde LGBTİ’lere yönelik en kanlı saldırı olarak tarihe geçti. ABD’de her yıl ortalama 27 kişi ateşli silahla işlenen cinayetlerin kurbanı oluyor. The New York Times ABD’deki istatistikleri benzer refah seviyesine sahip ülkelerle karşılaştırarak ayrıntılı bir bir tablo çıkarmış. Yıllardır hemen her katliamın ardından tartışmalara konu olan bireysel silahlanma, bu alandaki unvanını kimselere kaptırmayan ABD’de elbette ciddi bir sorun ve mutlaka yasal sınırlama gerektiriyor. Ancak bu soruna Amerikalıların her seferinde verdiği yanıt daha çok silahlanmak oluyor.

Olağan tepkiler

Orlando’daki saldırganın 911 acil yardım hattını arayıp IŞİD’e olan bağlılığını ilan ettiğinin ortaya çıkmasının ardından farklı kesimlerden akıl almaz ölçüde “aşağılık” tepkiler yükseldi. ABD’deki Başkanlık yarışında Cumhuriyetçilerin tek adayı olarak devam eden Donald Trump, İslami terör konusunda haklı çıktığı için aldığı tebriklere değinen bir tweet attı. Necip Türk medyasının medarı iftiharlarından Yeni Akit “eşcinsel sapkınların gittiği kulübü taradılar” başlığıyla katliamdan dolayı duyduğu memnuniyeti saklayamadı. Dahası, sosyal medyadan saldırgana tebrik mesajları gönderildi, saldırıyı kınayanlardan bazılarının “gerçek İslam bu değil” apolojilerine yaslandığı görüldü. Son olarak 14 Haziran’da Müslüman Anadolu Gençliği adındaki bir grubun “İbneleri Yürütmüyoruz, Oradayız” başlıklı, Onur Yürüyüşü’nü hedef alan çağrısı yayıldı.

Destek girişimleri

Ancak destek girişimleri de gecikmedi. 13 Haziran’da Orlando’daki katliam için Maçka Parkı’nda bir anma düzenlendi. İzmir Eğitim-Sen LGBTİ Komisyonu ve KESK birer destek bildirisi yayımladı. Aynı gün, komünist LGBTİ’ler Stonewall direnişine atıfta bulunan bir açıklama paylaştı. Kocaeli, İzmir ve Ankara’da ise Orlando için eylemler düzenlendi. Ankara’daki eylemde üniversiteli ve liseli LGBTİ’ler ile Halkevci Kadınlar’ın açıklamaları okundu. Müslüman Anadolu Gençliği’nin çağrısına karşı, ÖDP 14 Haziran’da “Meydanlar katliam ve ölüm diyen gericilere karşı renklerin olacak!” mesajını verdi. Cüretini sırtını yasladığı iktidardan alan Alperen Ocakları, muhafazakâr ahlâkın olağan bir örneğini sergileyerek yürüyüşü yaptırmayacaklarına dair bir tehditte bulundu.

Her şeye rağmen, LGBTİ+ Onur Haftası Orlando katliamının gölgesinde 20 Haziran’da “Direniş ve Barış” temasıyla başlayacak ve 26 Haziran’da Onur Yürüyüşü ile sona erecek. Laik ve demokratik yaşam tarzını yok edenlere ve insanlığa dair tüm değerleri ayaklar altına alanlara karşı mücadeleyi büyütmek boynumuzun borcu. Farklılıklar zenginlik sayıldığından, LGBTİ bireyler eğlenceli insanlar diye bilindiğinden veya aşk güçlü bir duygu olduğundan değil. Başkalarının hayat tarzı hiç kimseyi zerre kadar ilgilendirmediği için muhafazakâr ahlâkın topyekûn saldırısına karşı sesimizi yükseltmek zorundayız. Beğenseler de beğenmeseler de alışacaklar. Tarihteki ilk büyük eşcinsel direnişinin gerçekleştiği Stonewall’da yakılan ateş sönmeyecek.