İkinci Dünya Savaşı’nın en çarpıcı fotoğraflarından biri sayılabilecek karede, kalabalığın geri kalanı zorunlu “seig heil” selamını verirken, August Landmesser önünde bağladığı kolları ve ifadesiz suratıyla milliyetçi Nazi coşkusuna katılmayı tek başına reddederken görülür. “Zaferi selamlamak” anlamına gelen bu selam, Adolf Hitler ile Nazi Partisi’ne sadakatin bir simgesiydi ve tüm Alman vatandaşları için mecburiydi.

Fotoğraf, 13 Haziran 1936’da Hamburg’da bir deniz eğitim gemisi suya indirilirken çekilmişti. Landmesser, selamla sadakatini göstermeyi reddederken görüntülenen yalnız adam olarak görülebilir. Fotoğraf, telkin edilen doktrinler dışında düşünmeye meyilli az sayıdaki insanı temsil etmesiyle bir internet fenomenine dönüşmüş olsa da, bu çarpıcı karenin ardındaki hikâyeyi herkes bilmez.

Parti üyesi olmanın maaşlı bir iş bulmak için gayet faydalı olabileceği Almanya koşullarında, Landmesser iş imkânları yaratabileceği beklentisiyle 1931’de Nazi Partisi saflarına katıldı. Nihayetinde, Yahudi bir kadın olan Irma Eckler ile nişanlanmasının ardından da 1935’te partiden kovuldu. İkili evlenmek niyetindeydi, ancak Nuremberg Yasaları’nın kabul edilmesi evlenmelerine engel olacaktı. Çiftin ilk kızı ise 29 Ocak 1935’te dünyaya geldi.

Meşhur fotoğrafta selamlamayı reddetmesinin açığa çıkardığı gibi, bu olaylar dizisi de Landmesser’in Nazi rejimine itibar etmeyişini bütünüyle açıklıyor. Peki, bu fotoğraf çekildikten sonra ne oldu?

Eckler’in tekrar hamile kalmasının ardından ikili 1937’de Nazi Almanyası’ndan Danimarka’ya kaçmaya karar verdi ancak Naziler tarafından yakalandılar. Sonrasında Landmasser Nazi ırk yasaları gereğince “ırkının onuruna leke sürmek” ile suçlandı. İkili, Eckler’in bütünüyle Yahudi olduğunu bilmediklerini iddia etti ve delil yetersizliği nedeniyle de yalnızca olası ihlallerinde hapishaneye gireceklerine ilişkin bir uyarı alarak beraat etti.

İlişkilerini alenen sürdürmeleri sayesinde, Landmesser ile Eckler’in aşkı hapis tehdidi altında bile niteliğini korudu. Temmuz 1938’de Landmesser tekrar tutuklandı ve bu kez Börgermoor toplama kampında iki buçuk yıla mahkûm edildi. Eckler ise Gestapo tarafından yakalanarak Landmesser’den ikinci çocuğunu doğurduğu Fuhlsbüttel hapishanesine gönderildi. Yaklaşık Ocak 1942’ye kadar gönderdiği az sayıda mektuba bakılırsa, birçok farklı toplama kampına gönderildi. Eckler’in Şubat 1942’de 14.000’den fazla insanla birlikte öldürüleceği Bernburg Ötenazi Merkezi’ne götürüldüğüne inanılıyor.

Landmesser Ocak 1941’de serbest bırakılınca ustabaşı olarak çalışmaya başladı. Şubat 1944’te de bir ceza taburunda askere alındı ve söylenenlere göre aynı yılın Ekim ayında Hırvatistan’daki muharebeler sırasında öldürüldü.

* Bu yazı, gazeteci Jay Syrmopoulos’un thefreethoughtproject.com adresindeki makalesinden çevrilmiştir.