Eskişehir’e kadar uzanıyor hikâye. Ekşi Sözlük’te onlar için “birkaç kafadarın severek dinledikleri şarkıları başkaları da dinlesin diye paylaştıkları blog tadında bir arşiv sitesi” deniyor. Benim için sürekli yenilikleri keşfettiğim, karşıma her seferinde tadından yenmez mixtape’ler çıkaran bir müzik sitesi. Muhtemelen İstanbul’un gece hayatından tanıdığınız müzik insanı Umut Kahya’nın kurduğu Zattirizat‘tan bahsediyorum.

Zattirizat, küratöryel becerileriyle nam salmış müzik festivallerinin nabzını tutan, ünlü DJ’lere ve gruplara ev sahipliği yapan bir oluşum. “Oluşum” diyorum çünkü dergi, blog, şirket, inisiyatif vb tanımlamalar pek işe yaramıyor yaptıkları iş için. Umut Kahya’ya nedir Zattirizat diye soruyorum, şöyle yanıtlıyor: “Fikir de, isim de uzun uzun düşünerek ortaya çıkardığımız bir şey değil. Fikrin temelinde müzik dinlemeyi sevmek var aslında. Derdimiz dinleyiciye sadece iyi müzik ve bir perspektif sunmak. İsim ise arkadaşımla bir sohbet ortasında öyle geyik yaparken çıkmış, anlamı olmayan bir kelime. Yolculuğumuza blog olarak başlamış olabiliriz ancak şu an geldiğimiz nokta genel haberleri, etkinlikleri, röportajları ve incelemeleri kapsıyor. Belki de bir müzik dergisi olduğumuzu söylemek daha doğru olur.”

Zattirizat’ın başlangıç hikâyesi ve sonrasında yaşananlar ise ilginç. Rapidshare, Megaupload gibi mecralar aracılığıyla albüm paylaşımının sık yapıldığı 2007 yılında ”Sevdiğimiz onca albüm var, başkaları da dinlesin madem” diyerek başlattıkları süreç, takipçi sayılarının artmasıyla Zattirizat’ı bir anda popüler bir siteye dönüştürmüş. Bu durum da sevgili Google yöneticilerinin dikkatini çekmiş.

“Google tarafından kapatıldığı 2012 yılına kadar dünyanın neredeyse her yerinden en az bir kere girilmiş vaziyete gelmişti blog” diyor Umut. ”Kapatılma hikâyesi de komik aslında. Zaten öncesinde tahmin ediyorduk çünkü telif hakkı meselesi sıkılaşmaya başlamıştı. İlk olarak linkler silinmeye başladı, ardından da hepimizin az çok bildiği gibi dosya paylaşım sitelerine baskı yapılarak linkler bir bütün halinde yok olmaya başladı. Kafamda siteyi bir sonraki aşamaya geçirmek vardı, ancak bir sabah Google’dan ‘Biz seni kaç defa uyardık..’ diye başlayan ve blogun hiçbir “export” alamayacak şekilde kapatıldığını bildiren postayı görmek beni harekete geçirdi. Hem komikti hem de üzücü. Birkaç sene sonrasında ise harekete geçme isteğim yeniden uyandı ve zattirizat.com olarak siteyi tekrar açtım.”

Umut, bu zamana kadar yaptığı işler söz konusu olduğunda ise Zattirizat’ın geldiği noktadan oldukça memnun. “Kreidler’ı ve Tolouse Low Trax’ı Peyote’de, Lena Willikens ve Manfredas’ı Mini Müzikhol’de misafir ettik. Hepsi de benim sevdiğim, dinlediğim isimlerdi. Onlarla tanıştığıma ve vakit geçirdiğime kendi adıma çok mutluyum. Bunların dışında yine Zattirizat olarak Austin Psych Fest’e, Dekmantel Amsterdam’a ve Dekmantel Selectors’e katıldık.

“Bir de Delüks Booking Agency var elbette, gayet iyi gidiyor. Mehmet’in kurduğu (Mini Müzikhol’ün kurucu ortağı ve Undomondo’nun kendisi) benim ve Müge Tüzer’in de ekibinde yer aldığımız müzisyen ajansı. Baris K, Ece Özel, Undomondo, Kaan Düzarat, Dogukan Ires, Ali Kuru, Nusaibin, Moguz, O.bee, Kozmonotosman gibi müzisyenlerin programlarını düzenliyoruz.”

Peki, ne tür müzikleri seçiyorsunuz, yani bir çizgisi var sitenin muhakkak diye soruyorum. Sadece “iyi müzik” diye cevaplıyor. Bu iyi müzik tanımı benim için bir şey ifade etmiyor tabi. Israrcı olduğumda ise şu cevabı alıyorum: “2000’li yılların başlarındayken sadece müzik için değil tüm yaratıcı alanlarda belirli tanımlama sınırlamaları vardı. Ama şimdilerde bu tanımlar ortadan kalktı. Her şeyin birbirinden beslendiği ve alıp verdiği bir dönemde yaşıyoruz. İyi müzik işte!… Tamam illa bir isim söylememi istiyorsan eklektik diyebilirsin. Ancak bu da bir tür değil bakarsan. Yaptığım mixtape’ler bir hikâyenin yaratım süreci. Krautrock’tan, acid house’a, cazdan, leftfield ambient’lara oradan da disco’ya kadar giden geniş bir skalada üretmeye çalışıyorum.” diyor.

Sitede yer alan mixtapeleri dinlediğimde, ev sahibi oldukları konserlere gittiğimde anlıyorum ne yaptıklarını. House, trance ve tekno müzikte kullanılan caz akorları, mixing teknikleri, değişik şarkılardan alınan fikirler farklı bir şarkıda birleşiyor. Kimi zaman endüstriyel sesler de katıldığında ortaya yepyeni bir üretim çıkıyor.

“Genel kitleye göre farklı bir yerden baktığımı biliyorum ama bunun içeriği ve bana hissettirdiği ile ilgilendiğim için bu beni rahatsız etmiyor. Kimseyi yaptığı şey konusunda böyle konular rahatsız etmemeli. 
Siteyi takip eden, etkinliklere gelen giden kitle genel olarak bunu anlayan ve iyi müziği takip eden bir kitle. Sayı yüzdesel olarak az olabilir ama bu benim motivasyonumu çok da bozmuyor. Bir şeyler yapmam lazım ve iyi bildiğimi düşündüğüm, sevdiğim şeyi yapmaya devam etmek istiyorum her ne olursa olsun.” diyor Umut.

Bundan sonra neler olacak peki diye sorduğumda ise, akılların projelerle dolu olduğunu ve önümüzdeki ayların programının bir hayli kalabalık olduğunu öğreniyorum. “Başta Deform Müzik ve Arkaoda ile birlikte iki ayda bir gerçekleşecek ve her seferinde bir plak şirketine odaklanacak bir seri başlatıyoruz. İlki de Londralı Claremont 56 isimli plak şirketi olacak. Önce Islandman arkasından İtalyan ikili Almunia konser verecek. Devamında ise şirketin kurucusu Paul Murphy (diğer ismi ile Mudd), DJ setiyle çalıyor olacak. Bu konuda çok heyecanlıyım çünkü kaliteli bir iş olacağını düşünüyorum. Ardından yine Ocak ayında Mini Müzikhol’de oldukça saygın Versalite Records’un kurucusu Gilb’R’ı misafir edeceğiz. Hepsi harika isimler, en azından benim için öyleler. Bir de The Ransom Note ile beraber yayınlayacağımız bir yazı dizisi hazırlıyoruz. 70’lerden günümüze Türkiye’de hayatını sürdüren plak seçicilerine (record selector) ve onların müzik geçmişlerine odaklanacak. Süreç biraz yavaş ilerlese de oldukça güzel bir içeriğe sahip ve sabretmeye değer.” diyor.

Kolektif bir bakış açısıyla bir araya gelen adamlar yanlarına aynı kafa müzisyenleri alıp yola çıkmanın heyecanıyla üretiyor, değerlendiriyor ve paylaşıyor. Başka kimleri takip etmemiz gerektiğini soruyorum. “İzmirli dostlarımızın kurduğu Apeiron Collective, çok sevdiğim Emre Aksoy’un olduğu ÆVOM, aynı zamanda ilham kaynaklarımdan birisi olan ve 20 yıldır devam eden Kod Müzik, Alper Erkut’un arkasında olduğu Byzantion, Ece Özel ve Cenk Erkan’ın arkasında olduğu Özel Zevkler var ilk etapta aklıma gelen.”

Zattirizat’a buradan erişebilirsiniz efendim. Röportajlar, konserler ve müzisyenler üzerine çeşitli değerlendirmeler, haberler ve tadından yenmez mixtapeler mevcut. Aynı zamanda dünyanın birçok yerinden, farklı kültürlerde yaşayan ve farklı zevklere sahip seçkileri de misafir mixtapeler olarak siteye buyur ediyor olmaları, ileride kıymeti daha çok anlaşılacak bir müzik arşivine temel atıyor olmaları demek.