Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 16 Nisan’da gerçekleştirilecek anayasa değişikliği referandumunda işçilerin neden #HAYIR demesi gerektiğini 16 maddeyle açıkladı. İşçi haklarını halihazırda hiçe sayan bir rejimin eline sınırsız güç verildiğinde ve felç edilmiş denetim mekanizmaları tamamen kaldırıldığında neler olabileceğini tahmin etmek zor değil.

Neoliberalizm güdümündeki sağ siyaset ile sermayenin herhangi bir denetim mekanizması olmaksızın istediği gibi at koşturabilmesinin faturası işçi sınıfı için elbette ağır olacak. Evet’te güvencesiz çalışmaya mahkum işçiler, “fıtrat” ile geçiştirilen iş cinayetleri, grev ve tazminat haklarının gasbı, işçi hak ve kazançlarının rant için patronlara peşkeş çekilmesi var. #HAYIR ise esaretin reddini, insanca bir yaşamın anayasal güvencesini vaat ediyor. İkbalini düşünenler “evet”, istikbalini düşünenler #HAYIR diyor. Evet bir kişi, #HAYIR hepimiz için.

“Çünkü onlar ‘Hayır’ diyor”dan başka bir gerekçe sunamayan evet cephesine karşı, DİSK’in hazırladığı bildiri şöyle:

16 Nisan’daki anayasa değişikliği referandumunda tercihimiz bir parti veya lider olmayacak. Bu kez mesele işçilerin hakları, bu kez mesele memleket meselesi. İşçilerin ve memleketin geleceği için biz işçiler olarak hayır diyoruz.

1. Meclisin, yargının ve hükümetin yetkilerini tek bir kişide toplayacak sistem demokratik değildir. Demokrasi için hayır!

2. İşçilerin hakları tek bir kişinin kararına bırakılırsa, haklarımızı meydanlarda, mahkemelerde, TBMM’de, grevlerde savunmak ve kazanmak zorlaşacak. İşçilerin hakları için hayır!

3. Bu anayasa dayatması toplumu kutuplaştıracak, halkı bölecek. Kardeşlik ve barış için hayır!

4. Halkın büyük bölümünün kabul etmediği veya içine sinmeyen bir anayasa istikrarsızlığı ve kaosu artırır. Kaos ve istikrarsızlık ekonomik kriz demektir, işçinin belinin bükülmesi demektir. İnsanca yaşamak için hayır!

5. Anayasa teklifi bir kişiye tek bir imzayla sendikaları kapatma, grevleri yasaklama, kıdem tazminatlarını kaldırma, toplu iş sözleşmelerini askıya alma, haklarını bile ödemeden istediğini işten atma yetkisi veriyor. Ekmeğimiz için hayır!

6. Kıdem tazminatını ve iş mahkemelerine başvuru hakkımızı ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler referandumdan sonra gündeme gelecek. Bu yasal düzenlemeler yeni Anayasanın verdiği yetkilerle Mecliste bile görüşülmeden, tek imzayla çıkarılabilir. Kazanılmış haklarımızı korumak için hayır!

7. Taşeron işçiler yıllardır her seçim öncesinde kadro vaadiyle oyalanıyor. Güvenceli iş hakkımız için hayır!

8. Anayasalar toplumsal sözleşmedir. Toplumun büyük çoğunluğu ücret gelirleriyle yaşarken, işçilerin haklarını içermeyen bir anayasa kabul edilemez. İşçilerin taleplerinin de olduğu bir anayasa için hayır!

İşçiler olarak daha önce hangi partiye oy vermişsek verelim, ülkeyi yönetenlere, emeğin haklarını görmezden gelenlere hep beraber bir uyarıda bulunma şansımız var. Türkiye’nin işçiler için bir cehenneme dönüşmesine hep beraber hayır diyelim!

9. İşsizlik hızla artarken milyonların iş bulmasını değil, tek bir kişinin “işini” dert edenlere hayır diyelim!

10. Dünyada ücretler açısından en altlarda olmaya, çalışma saatleri açısından en tepede olmaya hayır diyelim!

11. Kıdem tazminatını kaldırma planlarına hayır diyelim!

12. 15 yılda 17 bin işçinin çalışırken ölmesine hayır diyelim!

13. Kiralık işçilik adı verilen köle ticaretine ve taşeron köleliğine hayır diyelim!

14. Grev yasaklarına ve sendikalı olmanın önündeki engellere hayır diyelim!

15. Biz borçlanarak yaşarken, zorunlu BES dayatmasına hayır diyelim!

16. İşsizlik Fonunda biriken ve işsizlere ödenmeyen paraların, yani işçilerin parasının “teşvik” ve “Varlık Fonu” adı altında patronlara peşkeş çekilmesine hayır diyelim!

Bugüne kadar tek bir partide birleşemeyen biz işçiler, haklarımızı korumak için birleşip “hayır” diyerek gücümüzü gösterebiliriz. İşçiler gücünü gösterdiğinde bu ülkede artık hiçbir iktidar, işçilerin haklarına, işçilerin taleplerine kayıtsız kalamaz.