Çok eskiden oluşmuş olması gerekir, 13,2 milyar yıl kadar önce. Ve kesinlikle çok çok uzakta. Evrendeki en yaşlı ve bilinen en uzak galaksi tespit edilmiş olabilir.

Gözle görülebilen iki bilimsel fenomeni dikkate alan araştırmacılar, sıra dışı bir şekilde ışıltılı olan EGS9p7 galaksisinin, 13,8 milyar yaşında olan evren kadar yaşlı olabileceğine inanıyor.

Bu bilimsel fenomenlerden ilki, kırmızıya kayma, Doppler etkisinin[i] bir sonucu. Kırmızıya kayma, bir galaksinin bize olan uzaklığı ve bağlantılı olarak da yaşını ölçmek için kullanılır. Önünüzden geçen bir sirende olduğu gibi, seste işaretli bir düşüşten ziyade, ışık çekilip uzar ve olduğundan daha kırmızı görünür.

İkinci fenomen ise EGS8p7’nin gözle görülebilir bir Lyman-alpha çizgisini tayfında barındırması. Bu imza çizgi, hidrojen gazının yıldızın bebekliğinde etrafa yaydığı morötesi ışımaya verdiği tepkinin ibaresi.[ii] Bu durumun, galaksinin 8,68 olarak hesaplanan kırmızıya kaymasında gözlemlenememesi gerekiyordu. Çünkü genellikle bu çeşit ışımalar soğurulur.

Ancak Lyman-alpha çizgisi görülebiliyor. Bu da araştırmacıları bu görünüşte-imkânsız galaksinin taşıdığı, evrenin evrimsel doğasını anlamamızı sağlayacak potansiyel konusunda umutla kafa yormaya itiyor.

* Bu yazı aol.com’da yayımlanan haberden çevrilmiştir.

[i] Ç.N. Göreli ışık hareketlerinde gözlemlenen bir fenomen. Işık gözlemciye yaklaşırken, gözlemci ışığı olduğundan daha yüksek frekansta, uzaklaşırken olduğundan daha düşük frekansta algılar. Işık insan gözünün görebileceği renk aralığından olduğunda, yakınlaşma “mora kayma”, uzaklaşma “kırmızıya kayma” olarak algılanır. Evrenin büyüme hızı, yaşı, büyüklüğü vb. tahminler, bu kaymaların boyutlarından yola çıkılarak yapılır. Bu fenomen için iyi bir analoji, kornaya basarak önünüzden geçen bir arabanın sesindeki değişim olarak gösterilebilir.

[ii] Ç.N. Işıma kaynaklarının içerik ve bağlantılı olarak yaşlarına dair tahminler, yaydıkları ve soğurdukları belirli ışık frekanslarının gösterildiği ışıma tayflarının hazırlanması ve bunların bilinen katalog kaynaklarla karşılaştırılmasıyla yapılabilir. Bu tayfların kaynağın kimliği olarak kullanılabilmesinin nedeni, yıldızın ya da galaksinin içinde ve yüzeyinde meydana gelen çeşitli nükleer ve moleküler tepkimelerin yarattığı imza ışıma eksiklik ve fazlalıklarının nedeninin tahmin edilebilmesi ve bu bilgilerin kataloglanabilir bilgiler olmasıdır.