Bir süredir gelişmeleri analiz etmekte zorlanıyorum. Tam büyük resmi gördüm, oyunu bozayım derken bir boy büyüğü daha çıkıyor. Onu görünce, hadi, sil baştan. Ama Pelikan Bildirisi’ni görünce analizi yapıştırdım. Zira herkes nereden çıktı bu Pelikan diye sorup duruyor.

Bir taraftan da anketçiler antin kuntin haritalar yayınlıyor. Yok efendim, modernler endişelenince AKP onlardan oy devşiriyormuş, yok endişelenenler Kürt olunca dış cepheden güzel görünen binaların içi gaz doluyormuş… Tuhaf tuhaf konuşup kafamı karıştırıyorlar. Sonra biri soruyor: Bu Pazar günü seçim olsa ne olur? Kolayını bulmuşlar, sayıyorlar: 50, 25, 12, 10. İnsanın sinirleri yerinden hopluyor. Madem oylar değişmeyecek, neden analiz ediyorsun kardeşim? Bunları dinlemeyeceksiniz, olayların akışına bakacaksınız.

Ne olduğunu bir hatırlayalım. Önce paralel kumpasıyla saygıdeğer iş adamımız, gönüllerin efendisi Rıza Bey, cemaatçi savcı Bharara tarafından alındı. Arkasından milli değerlerimiz hiçe sayılarak Avrupa Birliği ile aramıza çektiğimiz sınırları kaldıracak vize muafiyeti anlaşması yapıldı. Giren çıkan belli olmayacak Avrupa’ya bıraksan. Neyse ki büyük resmi gören bir arkadaş çıkıp, hem siyasi hem de edebi tarihimize altın harflerle kazınan “Pelikan Bildirisi” adlı muhteşem eseri yazdı da, oyun bozulmuş oldu.

Bir Rıza’yı ecnebilere verdik, bin Rıza’nın hayır duasını aldık. Hamdolsun. Elbette “heba geliyorum demez”, kolay değil bu işler. Arada Hoca’yı da kaptırdık ama zaten hocayla falan olmaz bu işler. Daha önce Sabahattin Zaim Üniversitesi rektör yardımcısı, değerli öğretim üyesi, Prof. Dr. Bahadır Arı’nın da söylediği gibi, ben de “cahil kesimin ferasetine güveniyorum”. Bu yüzden kaybımız yok. Yürünen yol, Hanedan-ı Âli Osman’ın yoludur.

Bu lafları durduk yere etmiyorum. Biliyorsunuz, büyük teorisyen Yiğit Bulut’un “Genleşen Türkiye” teorisi ışığında, Osmanlı’yı yeniden diriltme projesini hayata geçiriyoruz. Yiğit Bulut anlatmasına anlatıyor, ama bir kavramın kavram olabilmesi için şema üzerinde gösterilebilmesi şart. Şimdi sizlerle “Genleşen Türkiye” şeması üzerinde yeni başbakanın kim olduğunu anlama kılavuzunu paylaşacağım. Böylelikle Pelikan Bildirisi’nin ne işe yaradığını şıp diye anlayacaksınız.

moderngentr

Modernleşen Türkiye * Genleşen Türkiye (Tablo I)

Birinci tabloda gördüğünüz üzere, Türkiye’nin doğal akışında ilerleyebilmesi için bir denge eksikliği tespit ediyoruz. Bu denge eksikliği olmasaydı, ne prestijli iş adamlarımız gavurun savcısının elinde olurdu ne de Avrupa haddini bilmez bir şekilde aramızdaki vize dengesini bozacak girişimlerde bulunurdu.

“Modernleşen Türkiye” ve “Genleşen Türkiye” arasında bir denge kurabilmek için neye ihtiyaç olduğunu aşağıdaki tabloda açıkça görüyoruz. İlk tabloyla karşılaştırıldığında, iki Türkiye arasında denge kurulabilmesi için “Damat Sadrazam” kavramına sıkı sıkı sarılmamız gerekiyor.

Modernleşen Türkiye * Genleşen Türkiye (Tablo II)

Modernleşen Türkiye * Genleşen Türkiye (Tablo II)

Bakınız, tabloyu şöyle okumanızda fayda var. Modern Türkiye kefesinden herhangi bir parçayı çekerseniz, Genleşen Türkiye’ye yeni parça eklemeniz mümkün değil. Tarihsel olarak Türkiye’nin ilerleme çizelgesini inceleyelim.

Türkiye'nin Tarihsel İlerleme Çizelgesi

Türkiye’nin Tarihsel İlerleme Çizelgesi

Tüm bu verilerin ışığında 22 Mayıs’ta ne olacağını görebiliyoruz. Kim olduğunu da artık ben söylemeyeyim. Artık vuslat mı, hasret mi adını siz koyun bir zahmet.