2016’nın son gününde vesaire ekibi olarak geçen yılın bizim için nasıl geçtiğini şöyle bir değerlendirmek, vesaire’de çok okunan yazıları kısa yorumlarımızla birlikte yeniden paylaşmak istedik. Buyursunlar sayın okur.

1. Zygmunt Bauman: “Sosyal medya bir tuzak”

Polonyalı sosyolog Zygmunt Bauman’ın elpais.com’da yayımlanan röportajının çevirisi, yalnızca bu yılın değil, vesaire’nin tarihinin de en çok okunan yazısı rekorunu elinde bulunduruyor. Yeni medyaya dair değerli bir tartışmaya kapı araladığına inandığımız yazının geniş kitlelere ulaşması mutluluk verici olsa da, normalde anlaşma şansımızın olmadığı kesimlerce bağlamından koparılarak paylaşılmasından hicap duyduğumuzu itiraf etmeliyiz. Bauman’ın görüşlerinin son dönemde gündemi fazlasıyla meşgul eden “post-truth” kavramıyla birlikte okunabileceğini düşündüğümüzü belirtmek ve yazının yorumlar kısmına eklediğimiz sınıf çatışmasıyla ilgili konumumuzu koruduğumuzu hatırlatmak istiyoruz.

2. Athena’dan tüyleri diken diken eden yeni video: Ses Etme

Athena’nın başarılı videosu, özel bir vesile olmadıkça pek tercih etmediğimiz türden bir içeriğin güzel bir örneğini sunmamızı sağladı. Kısa haber niteliği taşıyan içeriklerde dahi malumatfuruşluğa düşmeyen bir vesaire üslûbu oluşturmaya, internet haberciliği yığınının üzerine eklenmeyen bir içerik sunmaya gayret ediyor, grubun popülerliğini gözardı etmeden ve videodan rol çalmaya çalışmadan yazının yüksek okunma sayısını biraz da bu duruma bağlayabileceğimizi umuyoruz.

3. Bir CIA silahı olarak modern sanat

Frances Stonor Saunders’ın The Independent’ta yayımlanan yazısından yaptığımız çeviri, orijinal yazı 1995’te yayımlanmış olsa da konunun hâlen güncelliğini koruduğunu kanıtladı. Modern sanatın niteliğine dair olumsuz bir eleştiri getiriyormuş gibi algılanan yazı, aslen konuyla daha çok şeklen ilgileniyor ve sanatın değerinin bu bilgiler ışığında nasıl yorumlanması gerektiğiyle ilgili cevabı kolay olmayan bir soruyu beraberinde getiriyordu.

4. Friends Batı medeniyetinin çöküşünü nasıl tetikledi?

vesaire olarak popüler kültür ürünlerini farklı bir izlek üzerinden okuyan yazılara özel bir ilgi duyuyoruz. David Hopkins’in medium.com’da yayımlanan makalesinden çevirdiğimiz bu yazı da onlardan biri. Genellikle “Friends iyidir/kötüdür” ekseninde tartışmalara konu olduysa da yazının ardında daha değerli bir tartışmanın yattığına inanıyoruz.

5. Yürümek yaratıcılığı nasıl tetikliyor?

Ferris Jabr’ın The New Yorker’da yayımlanan makalesinden kısaltarak çevirdiğimiz, kurmaca dünyanın karakterlerinin ve o karakterlerin yaratıcılarının farklı kentlerdeki yürüme alışkanlıklarına odaklanan yazı. Sonrasında da Rebecca Solnit’ten Yol Aşkı: Yürümenin Tarihi (Çev: Elvan Kıvılcım, Encore Yayınları) iyi gidebilir.

6. Köklü liseler mücadeleyi büyütüyor: Sessiz Kalma!

Hem köklü liselilerin verdiği mücadeleye desteğimizi sunarak faşizmin inşası esnasında yazının başlığında belirttiğimiz gibi sessiz kalmamak hem de derli toplu bir araştırma yaparak sosyal medyada konuyla ilgili oluşan bilgi kirliliğini elimizden geldiğince önlemeyi ve ileride olan biteni hatırlamak üzere dönüp bakabileceğimiz bir belge oluşturmayı hedefleyerek hazırladığımız bir içerik. Hatırlamakta fayda var.

7. Son feci sohbet: Arda Kemirgent

Durun bir dakika, neler oluyor?” başlıklı yazıda geçen ve Onur Sesigür tarafından İkinci Yeni Müziği olarak kuramsallaştırılan akımın bir parçası olan grupların müzisyenleriyle yaptığımız sohbet serisinin bir halkası. 2015’ten kalmış olsa da Arda Kemirgent ile Son Feci Bisiklet grubunun popülerliği sayesinde 2016’nın da en çok okunanları arasına girmiş bir röportaj.

8. Satın aldıklarınız bozulmak üzere tasarlandı

“Almayın, vermeyin, ekonomiye can vermeyin” şiarıyla yola çıkan, planlı eskitme kavramı üzerinden ilerleyen ve bol bol Tesla öven bir değerlendirme. Ara sıra yeniden okumak herkes için hayırlı olabilir.

9. Bir kenti hayata döndüren müzik: Leningrad Senfonisi

Leningrad Senfonisi’nin olağanüstü hikâyesi. 2016’nın fazlasıyla karanlık günlerinde ihtiyacımız olan umudu bize verdiğine ve mücadeleyi sürdürmek için motivasyonu burada aramak gerektiğine inanıyoruz.

10. Bir rönesans tasarımının hikâyesi: Kemanın neden f-delikleri vardır?

Open Culture adlı pek sevdiğimiz internet sitesi ile bazı YouTube videolarından derlediğimiz bilgilerle oluşturduğumuz bir içerik. Gerçekten ilginç olan tasarım sürecinin bu hikâyesi, beklediğimizden daha fazla okunarak bizi epey mutlu etti.


2016 yılı vesaire için böyle geçti. 2017’de de buralarda olacağız ve nitelikli bulduğumuz kültür-sanat yazılarını meraklısının erişimine sunmaya devam edeceğiz. Daha çok güldüğümüz bir yıl olması dileğiyle tüm okurlara selam ederiz. Boyun eğmeyen herkese selam olsun.