Müzik aletlerinin sesleri elektronik amfilerle kuvvetlendirilmeden önce korolar, orkestralar ve kalabalıkların gürültüsü arasında kendilerini duyurmak isteyen müzisyenler sürekli yeni yollar arıyordu. Bugün aşina olduğumuz birçok akustik enstrümanın şekli, bu sorunu çözmek için yüzyıllar süren deneylerin birer sonucu. İçi oyuk tahta ses odaları (resonance chambers) tellerden çıkan sesleri güçlendiriyordu, ancak bu ses bir şekilde sızmak (escape) zorundaydı. Akustik gitarın tellerinin altındaki yuvarlak delik ve kemanın iki yanındaki f-delikleri böylelikle ortaya çıktı. f-deliklerinin tarihinin Rönenans’a dayandığını biliyoruz, peki bu tasarım nasıl ortaya çıktı?

Royal Society‘de yayımlanan bir araştırmada, Nicholas Makris ve MIT’deki çalışma arkadaşları f-deliklerinin kemandan çıkan güçlü akustik sesi aktarmanın kusursuz yolu olduğunu belirtiyor. Economist‘e göre f-deliklerinin sonik gücü, kemanın 10. yüzyıldaki atası kabul edilen ve İngilizcede “keman” anlamına gelen “fiddle” sözcüğünün türemesini sağlayan fithele isimli enstrümanın yuvarlak deliklerininkinin iki katı. Bu zarif boşluğun evrimsel yolu -Boing Boing’den Clive Thompson’ın renkli bir çizelgeyle gösterdiği gibi- yuvarlak deliklerden yarım aya, sonra da özenle hazırlanan c-deliklerinden geçerek f-deliklerine geliyor. C-deliklerini rebap ve lir gibi enstrümanlarda görebiliyoruz.

Jason Bellchamber’ın bir YouTube videosunda anlattığı köken hikâyesi ise oldukça ilginç. 16. yüzyılda keman yapan Amati Ailesi’nin f-deliklerini yaygınlaştırdığından bahseden Bellchamber’a göre bu şekil, Rönenans’ın altın oran ve doğa takıntısının etkisiyle bulunmuş olabilir. 15. yüzyıldaki bir viyolacının tek hamlede soyulan bir mandalinadan etkilenmiş olabileceğini iddia eden Bellchamber, küreyi kutsal geometrinin bir parçası sayan bakış açısının, f-deliklerinin karşılıklı duran iki Fibonacci spiraline benzemesinden etkilenmiş olabileceğini düşünüyor.

Keman Tasarımı

MIT News’den Jennifer Chu’ya göre f-delikleri biyolojiye benzer bir şekilde doğal mutasyonla ortaya çıkmış, ya da bu durumda zanaatkarlık hatasıyla. Devamında ise Makris, f-delikleriyle birlikte üstün bir şekle ulaşıldığının ve kopyalanması gereken enstrümanın bu olduğunun Amati, Stradivari ve Guarneri gibi ünlü keman imalatçıları tarafından fark edildiğini vurguluyor. Bu zanaatkarların f-deliklerinin matematiksel temellerini anlayıp anlamadıklarını ise bilmiyoruz. Ses deliklerinin uzaması 16. ve 18. yüzyıllar arasında gelince kemanın evrimsel gelişimi optimum seviyeye ulaşıyor, 19. yüzyılda f-delikleri üzerine yapılan çalışmalar ise kalıcı olmuyor.

Makris ve ekibinin bulduğu şey, iletkenliğin doğrusal oranlaması ile ses deliğinin çevre uzunluğu arasında bir ilişki. Bir başka deyişle ses deliği uzadıkça kemandan daha fazla ses sızabiliyor. Chu’ya göre uzun bir ses deliği aynı sesi kemanda daha az yer kaplayarak çıkardığı için araştırmacılar bu tasarımı güç verimliliği açısından önceki ses deliklerine göre daha başarılı buluyor.

Keman işçiliğini merak edenler aşağıdaki videoyu izleyebilir.

Kaynak: OpenCulture.com