10 Ekim’de Ankara’da düzenlenmesi planlanan “Barış, Demokrasi ve Emek” mitingi öncesinde Türkiye tarihinin en kanlı katliamlarından biri yaşandı. Gerçekleştirilen bombalı saldırıda 102 kişi hayatını kaybetti, daha fazlası yaralandı. Katliamın ardından, 45’e yakın yayınevi ortak bir açıklamayla saldırıyı lanetledi.

20 Ekim Salı günü İstanbul’daki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde duyurulan ortak açıklamada, saldırının esasen barış, demokrasi ve özgürlük umutlarını hedef aldığı ifade edildi. Saldırıyı engellemeyen, delilleri karartan ve failleri yakalamayan devletin de Ankara Katliamı’nın asıl sorumlusu olduğu vurgulandı.

Cezasızlığın bir devlet ilkesi haline getirildiğini ve gerçeklerin karartılmasının geçmişle yüzleşmeyi imkânsızlaştırdığını hatırlatan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Suçlusunuz. Bölgede lider olma hevesiyle Türkiye’yi savaşın tam göbeğine soktunuz. Bir araya gelmiş öfkeli gençler diyerek IŞİD’i meşrulaştırdınız, örgütlenme faaliyetlerine, eylemlerine göz yumdunuz, silah ve mühimmat desteği sağladınız. ‘Makul şüphe’yle onlarca insanı tutuklarken ‘Elimizde canlı bombaların listesi var ama eyleme geçmeden bir şey yapamayız,’ diyerek, tarafınızı açıkça itiraf da ettiniz.”

“Suçlusunuz. Ankara katliamının önceki halkaları olan Diyarbakır ve Suruç saldırılarının faillerini ve azmettiricilerini yakalamadınız. Saldırıların planlayıcılarını açığa çıkarmak yerine “gizlilik” kararıyla gözlerden saklamaya çalıştınız, araştırma önergelerine ret oyu verdiniz. Bu saldırıları planlayanlar açığa çıkarılmış olsaydı, belki Ankara katliamı yaşanmayacaktı.”

“Karanlığa geçit vermeyeceğiz. Milli irade ezberinin 7 Haziran seçimlerinde bozulmasının ardından “fiili bir yönetim değişikliği” dayatan iktidar, borazanlığını yapmayan basın kuruluşları ve çalışanları dahil toplumun her kesimini susturmak amacıyla devletin tüm kurumlarını kullanıyor. Toplantı, yürüyüş, düşünce ve ifade özgürlüğü açıkça tehdit, zor ve baskılarla karşı karşıya. Biz bu karanlık tabloyu kabul etmiyoruz. Susmuyoruz, yılmıyoruz, itaat etmiyoruz.”

“Yayınevleri olarak artık yeter diyor, ayağa kalkıyoruz. Hiçbir baskı bizi yıldıramayacak. Düşünmeyi, tartışmayı, eleştirmeyi, sorgulamayı ve kitaplar yayınlamayı sürdüreceğiz. Daha büyük bir güçle, coşkuyla, dayanışmayla. Devletin halkına karşı işlediği suçların açığa çıkarılması ve cezasızlığın kökünün kazınması için tüm gücümüzle çalışacağız. Hayatını kaybeden insanlarımızı birer rakam olmaktan çıkararak, unutturmamak için bütün imkânlarımızı kullanacağız.”

Yayıncılar, bu ortak tavrı çeşitli eylemlerle 7 Kasım’da başlayacak 34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’na da taşımayı hedefliyorlar.

Ortak açıklamaya imza atan yayınevleri
Agora, Alef, Anı, Aram, Aykırı, Ayrıntı, Belge, Berfin, Bulut, Can, Cem, Ceylan, Delidolu, Dipnot, Ege, Encore, Epos, Evrensel, Habitus, Islık, İletişim, İmge, İthaki, Kalkedon, Kök, Literatür, Metis, Nas, Nisan, Nesin, Notos, Pencere, Peri, Say, Sel, Sorun, Sözcükler, Su, Tekin, Verita, Versus, Yitik Ülke, Yordam (imza toplama süreci devam ediyor)